.


TAŞINDIK..

YENİ SAYFA İÇİN TIKLAYIN
www.mesutdemiratar.tr.gg

Moda, Guzellik ve Makyaj - Cılgınca Bir Blog !!! - Blogcu




Zayıflamanın 12 basit kuralı

Zayıflamanın 12 basit kuralı
Spor salonuna veya diyetisyene gitmeden de kilo verebilirsiniz.
Hayatınızda önemli değişiklikler yaparak, paradan tasarruf ederken emniyetli ve kalıcı bir biçimde kilo verebilirsiniz...

1. Eliniz abur cubura değil, suya uzansın. İştahınızı yatıştırmanın eldeki en ucuz, en emniyetli yolu bu...

2. Dolapları boş tutun. Hem paradan hem de sizi caydıracak şeylerden tasarruf edersiniz. Etrafınızdaki yiyecek çeşitlerini azaltmanız sizi gereksiz yere atıştırmaktan alıkoyacak.

3. İlham verici bir şeyler yapın. Kilo verdiğinizde giymekten büyük keyif alacağınız bir elbiseyi buzdolabınızın kapağına yapıştırarak kendinizi teşvik edebilirsiniz. Göbeğinize ‘piercing’ yaptırmak da zayıflama azminizi artıracak bir fikir olabilir.

4. Baharatları dilediğiniz gibi kullanın. Araştırmalara göre, zencefil, kırmızıbiber, pul biber gibi baharatlar ve bunlarla yapılan soslar vücudunuzun yağ yakma kabiliyetini %25 oranında artırabilir.

5. Kilo vermek için uyuyun. Uykunuzu yeteri kadar almanız, daha fazla enerji elde etmek için yemek yemenizi engeller. Yapılan son bir araştırmaya göre, yeterince uyuyan bir kadının metabolizması yüzde 40 oranında artıyor.

6. Gece mutfak seferlerine bir son verin. Araştırmacılar karanlık odaların ve gecenin karanlığının bizi daha fazla yemeye sevk ettiğini belirtiyorlar. Yataya bir saat erken girmeyi deneyin. Evinizde daha neşeli, parlak ışıklara yer verin, hem daha mutlu olacak hem de daha az atıştıracaksınız.

7. Kahvaltıyı kesinlikle sektirmeyin. Gün için gereken enerji yakıtınızı almanızı ve öğle yemeğinde kendinizi daha az aç hissetmenizi sağlar.

8. Doğru bir biçimde atıştırın. Sert bir şeker 20 kalori civarındadır, tüketme süresi 20 dakikaya kadar çıkabilir. 400 kalori içeren bir dondurma külahı ise on dakikaya kalmadan midenizde olur.

9. İçinizden çılgınca yemek yemek geliyorsa, size kendinizi iyi hissettiren müzikler dinleyin. Araştırmacılar müziğin beyindeki, en sevilen yiyeceği yemenin etkilediği merkezi harekete geçirdiğini belirtiyorlar.

10. Yeşil çay için. İsviçre Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmanın sonuçlarına göre, yeşil çay içmek vücudun yaktığı kalori miktarını artırıyor. Günde üç fincan içmeye çalışın.

11. Yediğiniz şeye yoğunlaşın. TV izlerken, bir şeyler okurken, ders çalışırken ya da e-mail’lerinizi yanıtlarken yiyecekleri gözden uzak tutun.

12. Dışarı çıkın. Günde en az yirmi dakikayı dışarıda oturarak ya da yürüyerek geçirin. Güneş ışığı içinizdeki yeme istediğini kontrol etmenize yardımcı olur.

12 Mart 2008, 15:14

0

(0)

Modayı takip ediyor musunuz ?

Modayı takip ediyor musunuz ?
Hippi desenler, yüksek topuklar ve mini şortlar bu sene çok moda !
Bu yıl moda çok renkli. Çiçek desenler de var maskülen takımlar da. Kıyafet seçimleriyle ön plana çıkan tarz sahibi kadınlara, bu kadar çok trendin arasında hangilerini beğendiklerini sorduk ve favori tasarımcılarını öğrendik. Hippi desenler, yüksek topuklar ve mini şortlar bu yılki magazin dergilerinde sık sık karşımıza çıkacak gibi görünüyor..

Eda Taşpınar cesur, Feryal Gülman klasik, Mine Kalpakçıoğlu özgün, Siren Ertan yaratıcı, Deniz Berdan trendy, Etel Baler eğlenceli, Nil Bentürk sade, Begüm Şen şık, Şebnem Çapa ise bohem tarzıyla her zaman tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Stil sahibi bu dokuz kadına yeni sezon için almayı planladıkları kıyafetleri sorduk ve favori markalarını öğrendik. Çantada Hermes ve Chanel, elbisede D&G, Alexander McQueen, ayakkabıda ise Christian Louboutin, açık ara birinci oldu.

Eda Taşpınar

Gareth Pugh'un elbiselerini cesurlar giyer.

Favori ayakkabı markanız: Manolo Blahnik için 'ayakkabı tanrısı' diyebilirim. Topuğu ne kadar dik olursa olsun acıtmıyor. Christian Louboutin'in kırmızı tabanı ise kışkırtıcı. Ve Nicholas Kirkwood.

Favori çanta markanız: Thomas Wylde; asilliği vurguladığı ve kuru kafalardan vazgeçmediği için.

Favori elbise markanız: Gareth Pugh çünkü canı ne isterse, hiçbir şeyi umursamadan tasarlıyor. Üstelik onun kıyafetlerini giymek cesaret gerektiriyor.

2008 modası: Bu yıl moda olan, bronzdan yapılmış heykelleri andıran sanatsal ayakkabılar, Daltonlar'ı andıran hapishane çizgileri, pop art tişörtler, Batman ve Kaptan Amerika baskılar tam bana göre. Ayrıca safari tarzı hoşuma gidiyor çünkü bir şey satın almadan dolabımda ne varsa karıştırarak ortaya safari tarzı çıkarabiliyorum. Boyalı elbiseleri de seviyorum. Her biri tek tek elde boyanmış birer sanat eseri gibi. Asi bir görünümleri var ama aynı zamanda şıklık ve enteresanlık da katıyorlar.

Giyim stiliniz: Yenilikçi...

Favori renginiz: Her zaman beyaz.

Bu yıl almak istediğiniz parçalar: Steve McQueen'in baskılı tişörtleri, Markus Lupfer'in elbiseleri, Marios Schwab elbise ve Richard Phillips Tote'un Jimmy Choo için tasarladığı sandaletler, almak istediklerim.

Stil ikonunuz: Daphne Guinness; onun için haute couture kraliçesi diyebilirim.

En çok ne satın alırsınız? Bikini ve kemer.

Modayı nereden takip ediyorsunuz?

Vogue ve Elle gibi moda dergilerinden.

Aynı elbiseyi ikinci kez giyerken...

Ayakkabı, elbise, kemer ve kolye ile değişiklikler yaparım. Bazen de şeklini değiştiririm. Örneğin dik yakayı kesip yuvarlak yaka yaparım. Uzun elbisenin boyunu kısaltırım.

Feryal Gülman

Çantada Hermes tercih ediyorum.

Favori ayakkabı markanız: Christian Louboutin. Çok zarif ve şık...

Favori çanta markanız: Ben klasikçiyim. Çok uzun süre modası geçmediği için çantada Hermes'i tercih ediyorum. Birkin modelini gündüzleri kullanıyorum. Akşam, tayyörle de Kelly modelini...

Favori elbise markanız: Oscar de la Renta'nın gece elbiselerini ve Dior Couture'ü çok beğeniyorum.

2008 modası: Bu yıl ilk defa her şeyin bir arada olduğu bir moda akımı var. Neon renkler öne çıkıyor. Ama hippi modası da var. Çağdaş sanat eserini andıran desenler çok hoşuma gidiyor. Özellikle Prada'nın tuvali andıran elbiselerini bu yaz sık sık göreceğiz sanırım. Tüm bunların dışında yeniden moda olan maskülen tarz da benim çok hoşuma gidiyor. Maskülen pantolon-ceket takımları çok seviyorum. Helen tarzı tek omuzlu elbiseler de bu yılın vazgeçilmezleri olacak.

Giyim stiliniz: Klasiğe modern bir yorum katıyorum. Siyahtan bıktım. Renkli parçaları almaya gayret ediyorum. Moda olan her şey bana uymuyor, bu yüzden seçici davranıyorum.

Favori renginiz: İsmi olmayan ara renkleri seviyorum. Gri deseniz gri değil, mavi deseniz mavi değil.

Bu yıl almak istediğiniz parçalar: Lanvin'in bu sezonki kıyafetlerini çok beğendim. Lanvin'den birkaç parça elbise satın almak istiyorum.

Stil ikonunuz: Kate Moss ve Sarah Jessica Parker'ın giyim stilleri hoşuma gidiyor.

En çok ne satın alırsınız?

En çok Chanel tayyör ve Hermes çanta alırım. Çünkü ikisi de değerlerini yitirmiyorlar.

Modayı nereden takip ediyorsunuz?

Genelde internetteki sitelerden, mesela www.style.com'dan takip ediyorum.

Aynı elbiseyi ikinci kez giyerken...

Aksesuar değiştiririm. Üstelik aynı elbiseyi sadece iki değil, birçok kez giyerim. Örneğin straplez bir elbiseyi, ufak bir hırkayla sporlaştırırım ya da şık bir mücevherle daha abiye hale getiririm. Farklı ortamlarda aynı elbiseyi giymekten çekinmem.

Mine Kalpakçıoğlu

Modayı yurtdışından takip ediyorum.

Favori ayakkabı markanız: Marc Jacobs, Chloe ve Prada'nın ayakkabıları hoşuma gidiyor.

Favori çanta markanız: Burberry. Şık bir elbiseyle de takılabiliyor, jean ve tişörtle de...

Favori elbise markanız: Alexander McQueen. Belki şahsen de tanıdığım içindir. Diğer modacılar genellikle birbirini kopya ediyor. Oysa o özgün. Kıyafetleri seksi ama çok rahat.

2008 modası: Bu yıl bol bol şort var. Şortun geri gelmesi beni çok sevindirdi. Şort doğru kullanılırsa çok hoşuma gidiyor. Üstelik etekten çok daha rahat ve kullanışlı. Yüksek platformlu ayakkabılar da bu yıl çok moda.

Giyim stiliniz: Sade ama özgün giyinmekten hoşlanıyorum. Dümdüz bir elbise de giysem benim için kupu çok önemli. Özellikle Fransız markası Plein Sud'u çok beğeniyorum.

Favori renginiz: Beyaz, fildişi ve krem.

Bu yıl almak istediğiniz parçalar: Bu yıl en çok Chloe'nin beyaz ayakkabılarını ve Gucci'nin beyaz elbiselerini beğendim. Ve bunları satın aldım bile.

Stil ikonunuz:

Jemima Goldsmith'in tarzını çok beğeniyorum. Marka marka giyinmiyor. Rahat bir tarzı var.

En çok ne satın alırsınız?

Ayakkabı ve çorap.

Modayı nereden takip ediyorsunuz?

Yurtdışı seyahatlerinde gittiğim davetlerden takip ederim. Tanıdığım yabancı modacılar ve eleştirmenler var. Yurtdışına gittiğim zaman onlara danışırım.

Aynı elbiseyi ikinci kez giyerken...

Aksesuarları değiştiririm. Belki bir broş takarım ya da kemerle havasını değiştiririm. Kıyafetlerimi çok severek aldığım için bir kez giymekle yetinmem. Ama Alexander McQueen kimono elbisem her yerde çıktığı için ve çok dikkat çeken bir elbise olduğu için ikinci kez giyemedim.

Siren Ertan

Boyutu değişen Fendi bagetler çok hoş.

Favori ayakkabı markanız: Christian Louboutin çünkü bilekten bağlı ayakkabıları sevmiyorum. Yüksek ve dik topuk hoşuma gidiyor. Louboutin'in topukları da ince ve yere dik iniyor.

Favori çanta markanız: Gençlik yıllarımda sezonluk çanta kullanıyordum. Olgunlaştıkça bu değişti. Genellikle Hermes ve Chanel satın alıyorum. Kelly'nin clutch modelini de çok sevdim.

Favori elbise markanız: Kendi tasarımlarımı giyiyorum.

2008 modası: Bana çok hitap ediyor. Siyah ve beyazın yanında canlı renkler de var. Özellikle kobalt ve boncuk mavisi bu yıl revaçta. Dorenin varlığı da hoşuma gidiyor. Çok değişik desenler var. Çiçek desenler, degradeler, batik boyamalar, retro yaklaşımlar, sezona heyecan ve dinamizm katıyor. Boyundan bağlanan elbiseler de uzun zamandır yoktu, ama geri döndü. Tek kol ve asimetrik elbiseler de çok moda. Maskülen tarzla geri dönen smokin ceketler de hayatımızı kurtaracak gibi görünüyor. Detaylarda ise kürk, nakış, püskül ve fırfır var.

Giyim stiliniz: Klasik ama farklı giyinmekten hoşlanıyorum. Maskülen pantolonceket de şık bir elbise de hoşuma gidiyor.

Favori renginiz: Krem, siyah, kırmızı, bütün toprak tonları ve haki yeşili.

Bu yıl almak istediğiniz parçalar: Fendi'nin yaz koleksiyonunu sabırsızlıkla bekliyorum.

Stil ikonunuz: Medyadan takip ettiğim kadarıyla Charlize Theron'un giyim stilini beğeniyorum.

En çok ne satın alırsınız?

Kıyafetlerimi kendim yaptığım için en çok mücevher, ayakkabı ve çanta satın alırım.

Modayı nereden takip ediyorsunuz?

Her yerden. Dünyada düzenlenen moda haftalarını takip ediyorum. Bunlar bir sezon önce düzenleniyor. İnternetten ve medyadan da takip ediyorum.

Aynı elbiseyi ikinci kez giyerken...

Kendi atölyem olduğu için değişiklikler yaparım. Sıkıldığım bir elbiseyi ortadan ikiye ayırır, üstünü ayrı, altını ayrı kullanırım. 10 yıl önceki ceketlerimin modellerini değiştirip, hala giyiyorum. Özellikle payet kumaşları defalarca kullanırım. En ufak bir kumaş parçasını bile değerlendiririm.

Deniz Berdan

Marka çanta kullanmaktan hoşlanmıyorum.

Favori ayakkabı markanız: Manolo Blahnik, Alexander McQueen ve Christian Louboutin'den her sezon bir şeyler beğenirim.

Favori çanta markanız: Elde çok marka taşımaktan hoşlanmıyorum. Bu nedenle markası belli olmayan modelleri tercih ediyorum.

Favori elbise markanız: Ben bu konuda oldukça nankörüm. Örneğin geçen sezon çok beğendiğim Christopher Kane ve Giles bu sezon tam bir hayal kırıklığı yarattı. Fakat Giles'in Daks için hazırladığı koleksiyon bana çok hitap ediyor.

2008 modası: 50'lerin düşselliği, 60 ve 70'lerin hippi, etnik ve bohem kombinasyonu, 80'ler ve geleceğin vizyonu, hayvansal dokunuşlar, trendy vintage havası, oryantal çizgiler, parlak gümüş, çiçekli desenler, deriler, kısacası her şey var. Ben herhalde bu sezon hippi, etnik ve bohem kombinasyonunu tercih edeceğim.

Giyim stiliniz: Yenilikçi, deneysel, araştırmacı, puzzle gibi ve eğlenceli.

Favori renginiz: Favori rengim yok. Her yıl moda olan renklere göre sempatim artıyor.

Bu yıl almak istediğiniz parçalar: Felipe Oliveira Baptista, kelebek grafikleri ve Afrika esintisi ile beni müthiş heyecanlandırıyor. Yaz için bulamadım ama gelecek kış için yedi elbise siparişi verdim bile.

Stil ikonunuz: Agyness Deyn. Modern İngiliz tarzıyla çok farklı bir havası var. Kate Moss'un tahtını çoktan sarstı.

En çok ne satın alırsınız?

Elbise ve ayakkabı.

Modayı nereden takip ediyorsunuz?

İnternetten.

Aynı elbiseyi ikinci kez giyerken...

Genellikle yurtdışı seyahatlerimde giyerim. Değiştirebileceğim tipte olanları, mesela iki parça olanları da zaman zaman değişiklikler yaparak kullanırım.

Nil Bentürk

Kate Moss'u cool buluyorum

Favori ayakkabı markanız: Louboutin'i çok şık buluyorum. Spor kıyafetlerle ise Marc Jacobs'ı tercih ediyorum. Alexander McQueen'i ise değişik ve orijinal buluyorum.

Favori çanta markanız: Marka olması gerekmiyor. Şık ve rahat olan çantaları tercih ediyorum. Ama genelde Marc Jacobs ve D&G kullanıyorum. Günlük kullanımda çok rahatlar.

Favori elbise markanız: Emanuel Ungaro ve Valentino.

2008 modası: Çiçekli kıyafetler çok moda. Ben bunların çok romantik olduğunu düşünüyorum. Keskin hatlardan uzak duruyorum. Sade renklerden hoşlanıyorum. Bu yaz, beyaz ve toprak tonlarını sık sık kullanacağım. Çingene pembesi ve civciv sarısı da çok moda.

Giyim stiliniz: Çok sade giyiniyorum. Ama sadeliğin içinde çarpıcı parçalar kullanmayı da seviyorum. Ayakkabı, çanta ya da aksesuar ile kıyafeti patlatmak hoşuma gidiyor.

Favori renginiz: Yazın, beyaz, sarı ve turuncu. Ama genelde siyah da çok seviyorum.

Bu yıl almak istediğiniz parçalar: İş yoğunluğu nedeniyle henüz ne alacağıma bakmadım. Ama bol bol şort, gömlek ve uzun elbise almayı planlıyorum. Kafamda belirli bir marka yok.

Stil ikonunuz: Kate Moss'u çok cool buluyorum. Giydiğini yakıştırıyor. Şık da spor da olmasını biliyor.

En çok ne satın alırsınız?

Çanta, ayakkabı ve jean.

Modayı nereden takip ediyorsunuz?

Trend dergilerinden. Modayı bir buçuk yıl önce görebiliyorsunuz. Ayrıca yurtdışında mağazaları geziyorum.

Aynı elbiseyi ikinci kez giyerken...

Çok değişiklik yapmam. Belki çanta ve ayakkabı değişimi, o kadar. Ama aynı kıyafeti mutlaka tekrar giyerim.

Şebnem Çapa

Benim ilham kaynağım Hindistan.

Favori ayakkabı markanız: Ayakkabıda önce rahatlığa, sonra kalitesine önem veririm. Miu Miu'nun sandaletleri, Giuseppe Zanotti'nin düz ve abiyeleri, Jimmy Choo'nun abiyeleri ve Prada'nın botlarını tercih ediyorum.

Favori çanta markanız: Çantada illa marka olsun gibi bir takıntım yok. İsmi duyulmamış stilistlerin çantalarını severek kullanıyorum. Gündüzleri büyük, geceleri ise 'clutch' kullanıyorum.
Favori elbise markanız: Dries Van Noten'in 2008 yaz modellerini çok beğendim. Ayrıca Antonio Marras'ın Kenzo için hazırladığı koleksiyon da çok güzel. Etro'yu da beğeniyorum.

2008 modası: Çok eğlenceli ve bol renkli bir yıl. Özellikle çiçek desenleri çok moda. Hippi desenlerini özellikle yazın çok sempatik buluyorum. İşim gereği de hep bu kumaşlardan tunikler ve elbiseler hazırlıyorum.

Giyim stiliniz: Benim ruhumda galiba hippilik var. Ne de olsa '60 çocuğuyum.

Favori renginiz: Renk takıntım yok. Doğadaki her renk güzel, yeter ki güzel taşınabilsin.

Bu yıl almak istediğiniz parçalar: Kenzo'nun çiçek desenli elbiselerinden birini almak istiyorum.

Stil ikonunuz: Uma Thurman'ın asi tarzını çok seviyorum. Cate Blanchett'in de gece elbiselerini çok hoş.

En çok ne satın alırsınız?

Bikini ve kemer.

Modayı nereden takip ediyorsunuz?

Dergilerden takip ediyorum. Ama benim ilham kaynağım Hindistan ve tarihi filmler. Onları modernize ediyorum.

Aynı elbiseyi ikinci kez giyerken...

Modernize ederek aynı kıyafeti tekrar tekrar giyerim. Beş yıl önceki elbiselerimi bile saklayıp tekrar giyiyorum.

Sabah






12 Mart 2008, 15:23

0

(0)

Sizin renginiz ne ?

Sizin renginiz ne ?
Bütün insanlar, kendine özgü ve uyumlu bir renk tablosu ile yaratıldı...
Bir insanın kişisel renklerinin ana alt tonları belirli maddelerin kombinasyonlarından oluşur. Pembe ve kırmızı tonlar kanda bulunan hemoglobinden gelir. Ciltteki sarı tonların kaynağı Karoten, kahverengi tonların kaynağı Melanin'dir.

Bütün insanlar kendine özgü ve uyumlu bir renk tablosu ile yaratılmışlardır. Bu renk tablosu kişinin cildindeki, sağındaki, gözlerindeki hakim tonlara göre, mavi - (soğuk aile), sarı - (sıcak aile) olarak tanımlanabilir.

Soğuk aile

Cilt, saç ve gözlerinin pigmentasyonununda mavi alt-tonları hakim olan insanlardır. Yaz ve Kış olmak üzere 2'ye ayrılır.

Sıcak aile

Altın tonlarını hakim olduğu insanlardır. ilkbahar ve Sonbahar olmak üzere 2'ye ayrılır.

SICAK AİLE

Kuvvetli, koyu SONBAHAR

Cilt

- Çoğu sonbahar fildişi tene sahiptir.

- Çoğunun soluk bir görünümüne neden olan renksiz yanakları vardır.

- Çoğu sonbaharın biraraya toplanmış kahverengi veya kızıl çilleri vardır.

Saç

- Sonbahar mevsiminde saçlardaki kızıllık fazladır, tamamen kızıllar bunun en uç örneğidir.

- Sonbaharlar, köklere doğru genellikle koyu kestane ve kızıl saçlara sahiptirler. Doğal olarak siyah saçlı Sonbahar yoktur.

- Sonbaharlar yaşlandıkça saçları sıcak, kremsi bir beyaz olmadan önce sarı-gri olarak beyazlar.

Göz

- Çoğu Sonbahar kahverengi veya yeşil gözlere sahiptir.

- Tüm toprak tonları, portakallar, yeşil ve tonları, sıcak kahveler, bejler, kırmızının sarı ile karıştırılmış tonları, yavru ağzı, kiremit rengi tonları ve bu renklerin koyu tonlarını sonbaharlar kullanabilir.

Yumuşak, açık İLKBAHAR

Cilt

- İlkbaharlar (genellikle İskandinav veya Kuzey Avrupa soyundan gelen) daha çok kremsi fildişi, şeftali pembesi veya bej renklerinde, açık, ince bir tene sahiptirler ve sıklıkla kırmızı yanakları vardır. Çoğu ilkbaharın altın kahverengi toplu çilleri vardır. Kolaylıkla Yaz ile karıştırabilir. Çünkü ciltleri çok incedir, hatta bazen kızarıktır ve (cilt yüzeyine yakın kılcal damarlar nedeniyle) çok kolay kızarırlar.

Saç

- İlkbaharlar genellikle kızıl-sarı, açık kızılımsı kahverengi veya açık kızıl saçlara sahiptir.

- Bir ilkbaharın saçları asla koyu renk değildir. Güneşe maruz kalmayan ense kökündeki saçlarda altın veya küllü tonlarını arayın. Kızıl saçlı ilkbahar ciltleri Sonbaharın sessiz renklerini taşımak için çok ince olanlardır.

- İlkbaharların saçları beyazlaşırken yumuşak, kremsi bir tona ulaşmadan önce sarımsı bir renk alır.

Göz

- Mavi, yeşil ve akua en çok rastlanan göz renkleridir.

- Sonbaharda sayılan tüm renklerin açık tonlarını ilkbaharlar kullanabilir.

- Sonbaharlar ve ilkbaharlar sıcak grup oldukları için mavi kullanmamalıdır, mavi renkler onları soluk ve cansız gösterir.

SOĞUK AİLE

Kuvvetli, koyu KIŞ

Cilt

- Kış cildi koyulaştıkça, mavi alt-tonu belirginleşir, hatta bazen çok koyu insanlarda zeytuni mora yaklaşır.

- Açık ciltli Kışlar bazen grimsi cilt tonuna sahiptir.

- Kuvvetli mavi alt-tonları nedeniyle çoğu Kışın gözlerinin altında ve göz kapaklarında koyu halkalar, dudaklarında mavi-kırmızı bir görünüm vardır.

Saç

- Kışların çoğu küllü alt-tonda koyu renk saçlara sahiptir (doğal sarışın diye bir şey yoktur). Küllü kahverengi, koyu siyah, mavi-siyah ve kırlı saçlar Kış saçının tipik renkleridir (saçın içinde güneşe veya permaya bağlı olarak altın veya kızılımsı renkler olabilir).

- Kışlar yaşlandıkça saçları gümüşi beyaz veya bembeyaz olur.

Göz

- Kışlar da hemen hemen bütün göz renkleri görülür, ama genellikle koyu renklerdedir.Makyajda ve kıyafette kullanabileceği renkler

- Kırmızı, pembe ve tonları, bordo, mavi, turkuaz, mor, beyaz, gri, siyah, gümüş rengi, eflatun altın renkleri soluk gösterirken, mavi renkler ciltlerini kırmızımsı, canlı ve sağlıklı gösterir.

Yumuşak, açık YAZ

Cilt

- Yazların görünümü solgundur, Kışlar gibi kontrastlı bir görünüme sahip değildirler.

- Mavi altı tonları Yazlara Kışlardan daha belirgin pembe, kırmızımsı bir görünüm verir. Hassas, şeffaf ciltleri ile çoğunlukla solgun görünürler ve kolaylıkla kızarırlar.

- Yumuşak, puslu renkler, bir Yaz cildine hassas renklerini boğmadan sağlıklı bir ışıltı verir.

Saç

- Çocukken sarışın olan Yazlar "tam sarışın" olarak kalırken, diğerleri "küllü kumral" veya "kumral" olarak koyulaşır.

- Küllü açık kahverengiye çok rastlanır, ama altın rengi veya kızıl renklere neden olan güneşin ve kimyasal işlemlerin etkilerini de hesaba katmak gerekir.

- Yazların saçları da inci beyazı veya gümüşi beyaz olarak beyazlar.

Göz

- Yazlarda en sık görülen göz rengi mavidir, ama kahverengi, mavi-yeşil, yeşil ve griye de rastlanır.

- Makyajda ve kıyafette kullanabileceği renkler

- Kışların kullandığı tüm renklerin açık tonları Yazlar tarafından kullanılabilir.

- Altın renkleri, Yazların soluk ve sarı görünmesine neden olur.

- Parlak renkler Yazları boğar ve sarı gösterir

Doğru seçilen renkler ile yapılan makyaj ve giyim

- Cildi temiz ve sağlıklı gösterir.

- Çizgiler, kırışıklıklar, koyu halkalar ve sivilceler daha az belirgin hale gelir.

- Gözler adeta parıldar, daha berrak ve parlak görünür.

- Genel görünüm daha çekici olur.

Yanlış renkler ile

- Cilt gri, sarı veya renksiz görünür.

- Soğuk kişi sarı görünür.

- Sıcak kişi renksiz, ağız çevresi gri veya beyaz görünür.

- Sivilceler belirginleşir.

- Çizgiler ve kırışıklıklar derinleşir.

- Göz altındaki halkalar daha çok ortaya çıkar.

- Girintili, çıkıntılı bölgeler daha gölgeli veya koyu görünür.

- Çene belirginleşir, çene çukuru belirginleşir.

- Saç donuk, kirli ve cansız görünür.

Aysun Özpolat - www.kadinhayat.com



12 Mart 2008, 15:19

(0)

Cilt kuruluğuna karşı öneriler

Cilt kuruluğuna karşı öneriler



Kış aylarında hemen hepimizin ortak şikayetlerinden biri cilt kuruluğu. Çevresel nem oranlarının azalması ve soğuk havanın ciltte nem kaybına neden olarak kuruluk problemini oluşturuyor veya artmasına yol açıyor.Kış aylarında hemen hepimizin ortak şikayetlerinden biri cilt kuruluğu. Çevresel nem oranlarının azalması ve soğuk havanın ciltte nem kaybına neden olarak kuruluk problemini oluşturuyor veya artmasına yol açıyor.

Kuruluk en sık kol ve bacaklarda görülüyor. Ancak vücudun her yerinde ortaya çıkabiliyor.

Kış aylarında kuruluk arttığından başka sorunlar da ortaya çıkabiliyor.

Kaşıntı, derinin kalınlaşması; kızarıklıklar- sulantılar,Mikrobik enfeksiyonlar; derinin kuruması ve kaşınması derinin koruyuculuk görevini yapamamasına, deri bütünlüğünün bozulmasına neden oluyor. Bu ortamda bakteriyal ve viral etkenler kolayca hastalık yapabiliyor.

Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?

Kış ayları yaklaşırken temel cilt bakımımızda bazı değişiklikler yapmamız gerekiyor.

Örneğin sıcak su cilt kuruluğunu arttıran en önemli faktörlere birisidir. Sıcak su ile yıkanmamalıyız.

Yıkanırken kurutmayan sabunlar, yağ içeren şampuanlar kullanmak, her banyo sonrası özellikle cildi çok kurumadan etkin vücut nemlendiricilerini sürmek bol su içmek,Biotin, çinko, folik asit, omega -3 yağ asitlerinden zengin beslenmek yani sebze, meyve ağırlıklı beslenip haftada en az 2 defa balık yemek cildin kuruluğuna karşı başlıca önlemleri oluşturuyor.

(0)

Kış aylarında cilt bakımı

Kış aylarında cilt bakımı



En sık karşılaşılan problemlerden birisi olan cilt kuruluğu özellikle kış aylarında artışa geçer. Yaş ilerledikçe derinin su tutma kapasitesi azaldığından, kuruluk yakınması sıklaşır. Peki, cilt kuruluğunu önlemek için neler yapılabilir?...

En sık karşılaşılan problemlerden birisi olan cilt kuruluğu özellikle kış aylarında artışa geçer. Yaş ilerledikçe derinin su tutma kapasitesi azaldığından, kuruluk yakınması sıklaşır. Peki, cilt kuruluğunu önlemek için neler yapılabilir?...

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay'ın verdiği bilgilere göre, çevresel nem oranının azalması, aşırı güneşte kalma, sık banyo yapma, uzun süreli su teması ve soğuk hava cildimizde nem kaybına neden olarak kuruluk problemini oluşturmakta veya artmasını sağlar.

Kuruluk en sık kol ve bacaklarımızda görülmekle beraber gövdemizin her yerinde oluşabilir. Kuruluk tek başına olabilir. Ancak kış aylarında şiddetin artması sıklıkla kuruluğa eşlik eden başka problemleri de beraberinde getirir. . Aşırı kuruluk, balık pulu görünümü başka deri hastalıklarını da düşündürür.

Kuruluğa eşlik eden diğer problemler şunlardır:

· Kaşıntı: Kuru cildin en önemli özelliği kaşınmasıdır.

· Deri kalınlaşması: Cilt kaşındıkca kalınlaşır ve renk değişiklikleri olur

· Kızarıklıklar-sulantılar: Derinin kuruması ve kaşınması deride ekzemalara neden olur.

· Mikrobik enfeksiyonlar: Derinin kuruması ve kaşınması derinin koruyuculuk görevini yapamamasına, deri bütünlüğünün bozulmasına neden olur. Bu ortamda bakteriyal ve viral etkenler kolayca hastalık yapabilmektedir.

Kuruluğu Önlemek İçin...

Kış ayları yaklaşırken temel cilt bakımımızda bazı değişiklikler yapmalıyız. Cilt kuruluğuna yol açmamak için şunlara dikkat etmeliyiz:

· Sıcak su cilt kuruluğunu arttıran en önemli faktörlere birirsidir. Sıcak su ile yıkanmamalıyız.

· Yıkanırken kurutmayan sabunlar, yağ içeren şampuanlar kullanmalıyız,

· Her banyo sonrası özellikle cildimiz çok kurumadan etkin vücut nemlendiricilerini
vücudumuza uygulamalıyız,

· Yaşadığımız ortamlarda nem oranını arttıracak önlemleri almalıyız,

· Bol su içmeliyiz,

· Biotin, çinko, folik asit, omega -3 yağ asitlerinden zengin beslenmeliyiz,

· Güneşe çıkmadan önce güneş koruyucularını uygulamalıyız. Aşırı güneşte kalma durumunda ise uygun nemlendiricileri kullanmalıyız.

(0)

Zayıflamak için medyaya kulak vermeyin!

OMÜ Hemodiyaliz ve Onkoloji Merkezi, halk sağlığı eğitim programı kapsamında zayıflama konulu seminer düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak katılan Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, kilo verme konusunda kişinin kendisine güvenmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.

Medya haberlerine itibar gösterilmemeli

Yapılan bilimsel çalışmalarda, kişinin kilo vermek için kendisine güven duymasının, zayıflayacağına ve başaracağına inanmasının, sabırlı ve kararlı olmasının öne çıktığını vurgulayan Doç. Dr. Elmacıoğlu, "Medya zayıflama konusunda kişileri etki altına alıyor ve istediği yönde davranışa sevk ediyor. Kilo verme haberlerine itibar gösterilmemeli" dedi.

Haftada bir kg zayıflamak yeterlidir

Yemek yemenin sosyal bir olay olduğunu, 21. yüzyılda daha da sosyal hale geldiği ifade eden Elmacıoğlu, "Önemli olan sağlıklı beslenmedir. Yeme davranışında ve hayat tarzında değişiklik yapmak için kişinin kendisini buna hazır hissetmesi lazım.

Zayıflayacak kişi, kendisini motive etmelidir. Başkası için değil, sağlığı için kilo vereceğine inanmalıdır. Birden zayıflamaya çalışmamalıdır. Çünkü bu durum, tekrar şişmanlığa neden olur. Haftada 1 kg zayıflamak yeterlidir. Kişinin göstereceği kararlılığa ailenin de destek olması gerekir" diye konuştu.

Sürekli açlık hissi varsa kan şekerinizi ölçtürün

Zayıflama döneminde stresten uzak durulmasını, az yiyip çok yağ yakmanın önemine değinen Elmacıoğlu, "3 saat ara ile yemek yenilmeli. Öğün atlanmamalı. Tam tahıl ürünleri tüketilmeli, yenilen yiyeceğin ve yemeğin farkında olunmalı. Sürekli açlık hissi varsa kan şekeri ölçülmeli, bolca su tüketilmeli. Başka kimselere hazırlanmış diyetlere uyulmamalı. Vücut ağırlığına odaklanıp zayıflamaya çalışılmamalıdır" şeklinde konuştu.

Elmacıoğlu, diyet programında yasak olmaması gerektiğini, hareketli olunup, spor yapılmasının şart olduğunu vurguladı.

(0)

<- :: ->

Sayfa Altı Fırsatları