.


TAŞINDIK..

YENİ SAYFA İÇİN TIKLAYIN
www.mesutdemiratar.tr.gg

Fotografcilik Dersleri - Cılgınca Bir Blog !!! - Blogcu




Resimlerde daha ince görünün

Kırmızı çıkmış bir göz veya olduğundan daha şişman gösteren bir fotoğraf kazası ile karşılaşmamış kişi sayısı azdır. Kimileri bu tür fotoğrafları hoş bir tebessüm unusuru olarak saklarken, kimileri de üçüncü gözler değmeden en çabuk şekilde imha etmeyi tercih eder.

Fotoğraflarda karşımıza çıkan bu kusurların çeşitli nedenleri olabiliyor. Işık seviyesi, kamera açısı, fotoğraf çekilen ortamda bulunan nesnelerin güçlü renkleri bu kusurları ortaya çıkartabiliyor. Bu tür problemleri ortadan kaldırmak için özellikle bayanlar arasında daha yaygın olarak bilinen küçük fotoğraf çektirme önlemleri de bulunuyor.

Bu önlemler arasında; fotoğraf açısının yüzde ve vücutta yarattığı gölgenin fazla kiloları saklaması, loş ışığın yüz kırışıklarını ortaya çıkarmaması,bunun aksine güçlü ışığın erkelerde daha sert bir görünümü yaratması en bilinenleridir.

Fakat ışık ve gölge konusunda çok profesyonel olmaya gerek duymadan da fotoğraflarda olduğundan daha zayıf görünebilmek mümkün. Aşağıdaki basit önlemler alınarak fotoğraflarda daha ince görünebiliniyor.

  • Ayağınızın birini hafifçe öne atarak yan durun
  • Çene altı fazlalığını saklamak için kafanızı hafifçe öne eğin
  • Kollarınız vücudunuzdan hafif ayrık konuma getirin.
  • Derin nefes alarak göğüs kısmını öne çıkartın ve omuzları geri çekin.
  • Gözlerinizi bir an objektiften ayırın ve daha sonra tekrar objektife bakarak çekim öncesi gülümseyin
  • Tek renk elbise giyin

(yok)

Harika fotoğraflar için en iyi 10 ipucu

Harika fotoğraflar için en iyi 10 ipucu
Daha iyi bir fotoğrafçı olmak mı istiyorsunuz? Size tüm gereken yalnızca biraz bilgi ve deneyim. Bazı önemli fotoğraf çekimi ipuçları için okumaya devam edin. Ardından, makinenizi alıp harika fotoğraflar çekmeye başlayın.



1 - Fotoğrafını çektiğiniz kişinin gözünün içine bakın



Gerçek yaşamda olduğu gibi, fotoğraf çekerken kişinin gözünün içine bakmak arada bir bağ oluşturur. Birinin fotoğrafını çekerken, o manyetik bakışların, büyüleyici gülümsemenin gücünü ortaya çıkarabilmek için makineyi kişinin göz seviyesinde tutun. Çocuklar söz konusuysa, bu onların boyuna inmeniz gerekiyor demektir. Çektiğiniz kişinin her zaman makineye bakması gerekmez. Tek başına göz seviyesi açısı sizi resmin içine çeken kişisel ve davetkar bir duygu yaratır.


2 - Sade bir arka plan kullanın



Sade bir arka plan fotoğrafını çektiğiniz objenin daha iyi görüntülenmesini sağlar. Makinenizin vizöründen bakarken çektiğiniz objenin çevresini inceleyin. En sevdiğiniz yeğeninizin kafasından çıkan antenler, kulaklarından sarkan arabalar olmaması için özen gösterin.


3 - Dış mekanda flaş kullanın

  

Parlak gün ışığı yüzde istenmeyen derin gölgeler oluşturabilir. Yüzü aydınlatmak için flaş kullanarak gölgeleri yok edin. Güneşli havalarda insan resmi çekerken flaşınızı açmayı unutmayın. Dolgu flaşı (fill-flash) modunu ya da tam flaş (full-flash) modunu seçebilirsiniz. Fotoğrafını çektiğiniz kişi en fazla 1,5 metre uzaklıktaysa dolgu flaşı, daha uzaktaysa tam flaş modu gerekebilir. Dijital bir fotoğraf makinesiyle sonuçları incelemek için fotoğraf görüntüleme panelini (LCD ekran) kullanın.

Bulutlu günlerde varsa sürekli flaş modunu seçin. Flaş insanların yüzünü aydınlatır ve yüz hatlarının öne çıkmasını sağlar. Bulutlu günlerin hafif ışığı bazen hoş sonuçlar verebildiğinden, flaşsız olarak da fotoğraf çekmeyi deneyin.


4 - Daha yakına gidin



Fotoğrafını çektiğiniz nesne arabadan daha küçük bir objeyse, deklanşöre basmadan bir, iki adım yaklaşıp zoom kullanın. Amacınız fotoğraf karesini fotoğrafını çektiğiniz objeyle doldurmak olmalıdır. Yakın çekimle, kalkmış bir kaş ya da serpiştirilmiş çiller gibi anlam katacak ifadeler yakalayabilirsiniz.

Ancak fazla yakına giderseniz fotoğrafınız bulanıklaşır. Çoğu fotoğraf makinesinin en yakın odak mesafesi yaklaşık 90 cm ya da makinenizden bir adım uzaklıktadır. Fotoğraf makinenizin en yakın odak mesafesinden (emin olmak için makinenizin kullanım kılavuzuna bakın) daha yakına giderseniz fotoğraf bulanık çıkar.


5 - Fotoğrafını çektiğiniz objeyi tam ortalamayın



Sahnenin tam ortası, gösteri yapan kişi için bulunmaz bir yerdir. Ancak, fotoğraf karenizin tam ortası için aynı şeyi söylemek doğru değil. Çektiğiniz nesneyi fotoğraf karesinin tam ortasından hafif yana kaydırarak, fotoğrafınıza hayat verin. Vizörünüzde karelerden oluşan bir oyun tahtası olduğunu varsayın. Şimdi fotoğrafını çektiğiniz nesneyi tahtadaki karelerden birine yerleştirin.

Otomatik odaklı bir fotoğraf makineniz varsa, bu tür makinelerin çoğu vizörün ortasında bulunan nesneye odaklanacağından, odağı kilitlemeniz gerekir.


6 - Odağı kilitleyin

  

Çektiğiniz obje, fotoğrafın tam ortasında değilse net bir fotoğraf elde edebilmek için odağı kilitlemeniz gerekir. Otomatik odaklı fotoğraf makinelerinin çoğu fotoğrafın merkezinde ne varsa ona odaklanır. Ancak fotoğraf kalitesini artırmak için çoğu zaman çektiğiniz nesneyi tam ortadan hafif yana kaydırmanız gerekir. Bulanık bir fotoğraf çekmek istemiyorsanız, önce çektiğiniz nesne tam ortadayken odağı kilitlemeli, ardından da nesne ortadan yana kayacak şekilde kompozisyonu değiştirmelisiniz.

Odağı genellikle üç adımda kilitleyebilirsiniz. Önce, nesneyi tam ortaya yerleştirin ve deklanşörü yarım basılı halde tutun. İkinci olarak, deklanşör hala yarım basılı halde makinenizi oynatarak nesneyi ortadan yana kaydırın. Üçüncü ve son olarak, fotoğrafı çekmek için deklanşöre tam olarak basın.

7 - Flaşınızın etki mesafesini öğrenin

  

Flaş kullanılırken yapılan en yaygın hata flaşın etki mesafesi dışındaki nesneleri çekmektir. Bu neden yanlış? Flaş etki mesafesinin uzağından çekilen fotoğraflar karanlık olacağı için bu yanlıştır. Birçok fotoğraf makinesinde maksimum flaş etki mesafesi 4,5 metreden (yaklaşık 5 adım) daha kısadır.

Sizin makinenizin flaş etki mesafesi nedir? Makinenizin kullanım kılavuzuna bakın. Bulamadınız mı? O zaman işi şansa bırakmayın. Çekeceğiniz nesneden 3 metreden daha fazla uzaklaşmayın. Film kullananlar Kodak Ultra film kullanarak flaş etki mesafesini artırabilir.


8 - Işığa dikkat edin



Fotoğrafını çektiğiniz nesneden sonra fotoğrafın en önemli öğesi ışıktır. Işık çektiğiniz fotoğraftaki her şeyin görünümünü etkiler. Anneannenizi çekerken, yandan vuran parlak gün ışığı kırışıklıkları belirginleştirir. Oysa bulutlu bir günün loş ışığı aynı kırışıklıkları gizler.

Çektiğiniz nesne üzerine fazla ışık düşmesini istemiyor musunuz? O halde ya kendiniz yer değiştirin ya da çektiğiniz nesnenin yerini değiştirin. Manzara fotoğrafı çekerken, ışığın kavuniçine çaldığı ve tüm arazi boyunca uzanıp gittiği sabahın erken ya da akşamın geç saatlerini deneyin.


9 - Birkaç dikey resim çekin



Fotoğraf makineniz dikey duramıyor mu? Dikey fotoğraf çekmek için yana doğru hiç yatırmadıysanız elbette duramaz. Dikey bir fotoğrafta her tür nesne daha iyi görünür. Sarp kayalar üzerindeki bir fenerden Eiffel Kulesine, bebek havuzunda zıplayıp duran 4 yaşındaki yeğeninize kadar her şey. O halde bundan sonraki denemenizde fotoğraf makinenizi yana yatırıp dikey bir iki resim çekmeye özen gösterin.


10 - Yönetmen gibi düşünün



Fotoğraf çekerken denetim sizde olsun; fotoğrafların kalitesinin ne kadar arttığını siz de görün. Yalnızca bir fotoğrafçı gibi değil bir film yönetmeni gibi hareket edin. Film yönetmeni her şeyi kontrolünde tutan kişidir. Yer seçimini yönetmen yapar: "Herkes arka bahçeye çıksın." Aksesuarları yönetmen seçer: "Kızlar, pembe gözlüklerinizi takın." İnsanları yönetmen organize eder: "Şimdi biraz daha yaklaş ve kameraya doğru eğil."

Fotoğraf çekerken çoğu zaman bu kadar müdahaleci olmanız gerekmez ama ne demek istediğimizi anlamışsınızdır: Fotoğraf çekerken denetimi alın ve kendi fotoğraf ödüllerinizi kazanın.

(yok)

Perspektif

Resim, grafik, rölyef, heykel, sahne dekoru ve mimarlık gibi plastik sanat dallarında ve fotoğrafta; derinliğin, bütünlüğün, devamlılığın, renk, biçim ve çizgilerle yada fotoğraf makinesi aracılıyla bilimsel olarak elde edilmesinde izlenilen yöntemlere PERSPEKTİF denir. Kısaca perspektif, üç boyutlu cisimleri, iki boyutlu bir düzlem üzerinde göstermek için kullanılan bir araçtır. Çizgi perspektifi, renk perspektifi diye ayrılır..

Çizilecek bir konunun üç boyutluluğu düşünülerek, bu konu ile ilgili boşluk ve kitle sorunlarını görsel olarak çözmek için perspektif yöntemlerinden yararlanmak gerekir. Cisimlerin gözden olan uzaklıklarına göre şekil ve renklerin belirtilmesi perspektifsel çalışmaları oluşturur. Doğanın ve nesnelerin göz ile görüldüğü gibi bir düzlem üzerinde belirtilmesi; Grek uygarlığı, Çin imparatorluğu, Roma sanatı, Rönesans dönemleriyle yakın çağda ayrıcalıklar göstermektedir. Bu nedenle perspektife ilişkin yöntemler, kuramsal ve uygulama alanındaki bütünlük 20. yy ın ikinci yarısına kadar gelişme göstermiştir. Günümüzde, bir yapının perspektif görünümleri bilgisayar ve diğer elektronik araçlarla yanlışsız olarak çizilebilir. Ancak sanatsal (artistik) yeteneklerle boyanmış veya çizilmiş bir perspektif resim; sanat tarihinin bütün dönemlerinde olduğu gibi bütün çağdaş sanat akımlarında da derinliği, bütünlüğü ve devamlılığı daha canlı ve inandırıcı olarak göstermektedir.

15. yy da perspektif; bir konunun, görme merkezine göre, merkezi izdüşümünün resim düzleminde görüntülerle belirtilmesinde izlenen yöntemdir. Bu yönteme “merkezi projeksiyon yöntemi” de denilmektedir. Geometri ve optik bilimleri ile yakından ilgili olan perspektif, Leonardo’ya göre; bir yeri pencere camından görüp görüntüyü bu cam üzerinde çizmek yada boyamaktır.

 
 


Derinlikle ilgili çalışmalarda üç boyuta ilişkin olan ipuçlarının beş tanesi özellikle Rönesans ressamları tarafından kullanılmış olup günümüzde de geçerlidir.

1 – Bir nesneye ait olan herhangi bir çizginin veya konturun diğer bir nesneyi kapatması

2 – Hava perspektifi: Renklerin bizden olan uzaklıklarına göre değişmesi.

3 – Çizgi perspektifi: Paralel çizgilerin sonsuzda birleşmesi

4 – Işık gölgenin dağıtılması ( ışık yönünün bilinmesi gerekir. )

5 – Boyutları hakkında geniş bilgilere sahip olduğumuz figür yada nesnelerin arka plana yerleştirilmesi

Filippo Diser Brunelleshi (1377 – 1446 ) Floransa Kadetralinin kubbe mimarı, Donatello’nun arkadaşı ve bilimsel perspektifi mimariye uygulayan ilk sanatçıdır. Ucello, Piero Della Francesca gibi sanatçılar da aynı perspektif yöntemini kullanmışlardır. Rönesans sanatçıları da bundan yararlanmışlardır. Brunelleshi’den biraz sonra onun meslek arkadaşı Alberti’nin perspektif konstruksiyonları ressamlar tarafından kullanılabilecek bir biçime dönüştürülmüştür. Buna ilişkin perspektif bilgileri 1436 da yapılan sanat kongresinde sunulmuştur. Ayrıca bu bilgiler yayınlanmıştır.








Paralel Perspektif: Gerçekte paralel olan orthogonaller paralel olarak gösterilmiştir.Bu durum daha çok Çin resimlerinde görülmektedir.

Açısal Perspektif: Diktörtgen ya da kare prizma biçimindeki geometrik şekilleri iki yan ve üst yüzeylerini gösteren bilimsel bir perspektif yöntemidir.

Üç Nokta ya da Eğilimli Resim Düzlemi Perspektifi: Bu perspektifte diktörtgen ya da kare prizmanın hiçbir ayrıntısı resim düzlemine paralel değildir. Dikey orthogonaller; şekil göz hizası çizgisinin altında ise altta, üstünde ise üst boşlukta kesişirler.

Mihrevi Perspektif ( Axial Perspektive ): Bilimsel perspektiften önce bilinen bu tür çizimde paralellerin simetrik olarak gözden uzaklaştığı görülür. İlk örnekleri Grek Apulian vazoları üzerindeki çizimlerde görülmüş olup Rönesans ta da devam etmiştir. Çoğu kez tavan üzerinde paralel iki çizgi tavanın bittiği yerde birleşir.

Ters Perspektif ( İnverted Perspektive ): Rönesans tan önce kullanılmakta olan bir perspektif olup bu yöntem bilimsel perspektifle çelişir.

Negatif Perspektif: Perspektif algı yanılması nedeniyle gözden uzaklaşan şekillerin oran dahilinde küçüldüğünü kabul edip onların gerçek boyutları ile algılanabilmesi için ne ölçülerde büyük çizilmesi gerektiğini bilimsel olarak saptayan bir perspektif yöntemidir.

İki Kaçış Noktalı Perspektif ( Bifocal Perspektive ): Rönesans ressamlarının diyagonal yer karolarını çizmek için kullandığı iki kaçış noktalı perspektifte açısal perspektif olduğu gibi dikdörtgen ya da karelerin kısa görünümleri kaçış noktalarının pozisyonlarına göre değişir. Bu noktalar simetrik olarak alınır ve ön plandaki diyagonellerin genişliklerine göre eşit aralıklarla alınan noktalarla birleştirilir. Kesişme noktalarının birleşmesinden elde edilen paraleller ayrıca resim düzlemi ile açı yapmayan karelerin çizilmesinde gerekli olan noktaları sağlamış olur.


 
 



Perspektifte Ölçü: Sonsuzluğun basit geometrik biçimlere dönüştürülerek bölünmesi yoluyla yapılan perspektif ölçmelerinde en uzaktaki noktalar orthogonallerin ölçü noktaları olarak bilinmektedir. Bu noktalar doğru olarak alınırsa perspektif çizim daha doğru olur.

Perspektifte yer çizgisi ( zemin çizgisi ) ufuk çizgisi, ufuk düzlemi, görme noktası, karşıdan görünen çizgiler, kaçış noktaları gibi tanımlar yer alır. Perspektif, Temel Tasarım dersi kapsamı içinde nesneleri doğru görmek ve gösterebilmek adına görsel sanatın ana unsurlarındandır. Gözün eğitiminde önemli rol oynar.

Perspektif esasına uygun bir çizim yapmak için:

1 – Resim çizimine başlarken kağıt üzerine ufuk çizgisi belirtilir.

2 – Ufuk çizgisinin üzerinde bulunan esas nokta tespit edilir.

3 – Çizimlerin ufuk düzleminin altında, üstünde veya hizasında olup olmadıkları tespit edilir.

4 – Resimde önce büyük yüzeylerin, sonra küçük yüzeylerin çizimi yapılır.

5 – ilk çalışmalarda kaçış noktaları daima resmin içinde yer almalıdır. Eğer kaçış noktalarından kağıt üzerinde bulunmayan varsa yanına tamamlayıcı küçük bir kağıt eklenir.

Yer Çizgisi ( zemin çizgisi ) : Düşey olarak konan resim düzleminin yatay yer düzlemiyle yaptığı ara kesite “yer çizgisi” denilmektedir.

Ufuk Düzlemi : Ayakta duran bir insanın göz hizası olan zeminden 160 cm yukarıda, zemin düzlemine paralel bir düzlemdir. Bu düzlemin resim düzlemini keserek oluşturduğu ara kesite “ufuk çizgisi” denir. Ufuk düzleminin yeri değiştirildiğinde farklı perspektif görünüşler elde edilir.

Göz Noktası - İstasyon Nokta - Gözlem Noktası : Gözlenen ve gözleyen arasındaki mesafeyi belirler. Göz noktası objeye yakınsa, kaçma noktaları birbirine daha yakındır; göz noktası objeye uzaksa kaçma noktaları birbirinden daha uzaklaşır. Gözlenen yüzeyler eşit açı yapıyorlarsa ( 45º ) kaçma oranları eşit olur. Aksi halde obje resim düzlemine eşit olmayan açılarla döndürülmüş ise yüzeyler farklı oranlarda gözden kaybolacaktır.

Resim Düzlemi : Resim düzlemi düşeydir ve cisimle bakış noktası arasındadır.

Resim Düzleminin Saptanması : Göz noktası yerleştirilince, bir sonraki işlem, görülmek istenen resmin dış köşelerini belirlemek için görüş eğrisini ifade eden iki çizgi çizilir. Bu çizgi görüş merkezini saptar. Görüş açısı içinde kalan perspektif imge odaklanmak için görüş merkezine dik düzlem üzerinde oluşur. Resim düzlemi denilen bu düzlem bir çizgi ile görselleşir.















Tek Nokta Perspektif : Bir tek kaçma noktası vardır. Daha çok iç mekanların perspektif anlatımlarında kullanılır. Tek nokta perspektifte planlar resim düzlemine paraleldir; Planın köşeleri resim düzlemine dik, ufuk çizgisi üzerinde tek bir kaçma noktasında birleşir. Bir ölçek seçilir. Resim düzlemi çizilir. Köşelerden eşit aralıklarla dört kenar eşit parçalara ayrılır. Sonra göz hizasında ufuk çizgisi çizilir. Ufuk çizgisi üzerinde, resim çerçevesi dışında bir diyagonal ( çapraz ) nokta yerleştirilir. Bu noktanın kaçma noktasına olan mesafesi, gözlemcinin resim düzlemine olan uzaklığı temsil eder. Bu noktayı karşı köşeye birleştiren doğrunun ışınsal çizgileri kestiği nokta derinliği belirler.

Perspektif konusu da ilk etapta temel geometrik şekillerle çalışılabilir. Doğadaki görsel nesneler, makine ve parçaları ( bu çizimlerde, biçimlerin birbirine göre durumları uzaklaşma, yakınlaşma vs. ile perspektifsel çalışmalar yapılır) , doğa ve doğal objeler ( mekan içinde objenin biçimi, perspektif kuralları çerçevesinde çizgi ve ışık değerleri gözetilerek resmedilir ) daha sonra da kişisel yorumlar yapılabilir. ( Kişisel hacim çalışmaları söz konusudur. )

FOTOĞRAFTA PERSPEKTİF

Tonlar biçimler bizden uzaklaştıkça silikleşir ve küçülür. Bu görüntüde ki terk fark, malzemenin değişik olmasından kaynaklanır. Her ikisinin arkasında da göz vardır . Ancak, “objektifin odak uzunluğu da perspektifin biçimlenmesinde etkindir. Kısa odak uzunlukları konuları birbirinden uzaklaştırarak derinlik duygusunu pekiştirir. Uzun odaklı objektiflerde yakındaki ve uzaktaki konular birbirine yakınlaşarak derinliği azaltır. Diyafram açıklığı da fotoğraftaki derinliği etkileyen bir başka unsurdur. Kısık diyafram açıklığı, alan derinliğini arttıracağı için, göz konuyu derinlemesine izleyebilir. Açık diyaframlarda gözün gezineceği alan da daralacağı için fotoğraftaki derinlik azalacaktır.” (Tanju AKDENİZ ) “Fotoğrafta hem sadeleştirme, hem de yoğunlaştırmada perspektiften önemli ölçüde yararlanılır.” (Sabit KALFAGİL)

Resimsel malzemelerle kağıt, tuval vs. üzerinde elde edilen perspektif, duruşların belirlediği ölçüde, konu ve tarzlarla fotoğraf makinesiyle yapılan çekimlerde elde edilir. Tabi tercih edilen malzeme, objektifler de görüntü değişiminde etken olabiliyorlar. ( Balıkgözü, genişacı vs. ) Fotoğrafta da hava perspektifi geçerlidir. Yani bize yakın cisimlerin daha koyu, net olması, bizden uzakta olan biçimlerin daha soluk olması gibi. Sonuçta resimde kullanılan perspektif kuralları fotoğraf çekimleri için de geçerlidir.

Resimde kullanılan perspektif kuralları fotoğraf çekimleri için de geçerlidir.

(yok)

Fotograf cekmeyi planlamak...konu, yer nasil bulunur

Her ne kadar fotograf cekme isi yaratilmaz, planlanmaz desekte sokaga basibos cikmak bezen istenilen verimi saglamaz.. yinede cekilecek fotograf icin az da olsa plan yapmak gerekir... Örneğin, "Bu haftasonu sahil yolunu çekeyim" diye yola çıkmaktansa "Bu haftasonu sahil yolundaki seyyar satıcıları çekeyim. Fotografımda satıcı, sattığı ürün, satın alan olsun. Arka fonda İstanbul görüntüsü olsun, ama net olmasın (ki fotografta baskın olmasın), alan derinliği için tele objektif ve açık diyafram değeri kullanayım..." gibi bir planlama ile çekime çıkmak daha başarılı sonuçlarla dönmenizi sağlayacaktır. isiginiz bol olsun...


SAAT:21.00 PROJEKTÖRLE AYDINLATMA
Katedraller, kaleler fotograf çekilmek için idealdir. Çekimlerinizi güneş batımından hemen sonra çekin gökyüzünde hala birkaç renk vardır.
Binaları aydınlatan ışıklar yapay olduğundan kaynağına göre fotografta renk oyunları yapar.
80 A mavi filtre tungsten ışıkların yol açtığı turuncu renk oyununu engeller. Fakat titrek,sarı,sodyum sokak lambalarını düzeltmek daha zordur. Bu renkleri daha uyumlu kullanmayı deneyin. Warm-Up filtre onları yumuşatır.
Tungsten aydınlatmalı binaları çekmenin bir diğer yolu tungsten için yapılmış Fuji 64T 2 yada Kodak ektachrome 64T film kullanmaktır. Bina çok daha doğal çıkar ve gökyüzünde ışık varsa elektirik mavisi görünür.
Binalar hareket etmez , o yüzden düşük hızlı 100 ASA film ve tripod kullanın.Böylece daha fazla alan derinliği ve detay katmış oluruz.
Eğer ışık azsa ve 1 saniyeden uzun pozlama gerekiyorsa filmin karşılıklılık değerlerini hesaba katın. Film hız kaybı ortaya çıkabilir , normal ölçümden başka 1-2 poz yüksek ölçüm de yapın. Pozlama süresi ne kadar uzunsa, filmin ışık kaybı da o kadar fazladır. Renkler de etkilenir ama bu genelde iyi anlamda olur.

SAAT 22.00 IŞIK İZLERİ
Işık izleri gece hareket eden araçları düşük enstantane değeriyle çekerek oluşturulur.Aydınlatılmış binalar ve köprülerle birleştirilirse çok güzel görüntüler ortaya çıkar. Bu resimleri çekmek için en iyi yer şehir merkezleri ve yoğun otobanlardır. Araçların sarı sinyal lambaları kırmızı ve beyaz farlarına renk katacaktır.
Doğru ışık ölçümünü yapmak biraz da tahmin işidir. Kameranız f/2.8’de 1 saniye veriyorsa siz f/4’de 2 saniye, f/8’de 8 saniye, f/11’de 16 saniyeyi de deneyin çünkü süre ne kadar uzun olursa izler de o kadar uzun olur.
Eğer makinenizin enstantane öncelikli modunda uzun çekim seçenekleri yoksa, ( Bulb modunu seçin ve deklanşör kablo kullanın. İzlerin uzunluğu enstantane ve arabanın hızına bağlıdır. Şehir içinde 30 mil hızla giden bir araç 1 saniye pozlamada 13 m iz bırakırken, 10 mille giden bir araç 30 metre iz bırakır. Ne kadar çok araba olursa fotografınnız o kadar hareketli olur!

SAAT 23.00 Meyhane MÜDAVİMLERİ
Meyhaneler birçok farklı hayatın kucaklaştığı bir yerdir ve dinlenen insanları çekmek için idealdir. Bulunduğunuz ortam içinde insanlara yaklaşırken ve çekerken temkinli olmak gerekir. Alkollü olduklarını unutmayın ve siz güvenli yolu seçip arkadaşlarınızı çekin. Ortamda varolan ışığı kullanın, flaş kullanmak çok rahatsız edici olur. Bulunduğunuz ortam tungsten ışıkla aydınlatılıyorsa fotografa ayrı bir hava katar ama siyah-beyaz fotograflarda ortamın ışık kaynağı farketmez. İlk çekimlerde insanlar kameradan çekindiği için portre tarzı fotograflar oluşacaktır fakat sonra alışmaya başladıkça daha doğal fotograflar oluşur.










EVDEKİ RAHATLIK
Kendinize bir fincan çay yapmak için mutfağa gidin. Burada fotografını çekebileceğiniz bir çok konu var? Çaydanlığın üzerindeki yansımalar, camdaki buğu, çatal-kaşık-bıçak ve sofra takımları resimleri ya da içi bulaşık deterjanı dolu bir kase içindeki hava kabarcıkları, baloncuklar. Sadece bir SLR makine ve standart bir 50mm objektif alıp evinizdeki detayları araştırın. Birçok standart objektif 18 inch’e kadar net odaklayabilir ki bu yakın çekimlerde kendinizi eğitmeniz için uygun. Bazı standart zoom objektifler yakın odaklama kapasitesine sahiptir ve fotografçının konuya daha da yaklaşmasına imkan verirler.

DÜŞÜNCELERİN ÇİZGİSİ
Dış ortamlardaki yakın çekimlerde kompozisyonu güçlendirmek ve etkiyi arttırmak açısından çizgi ve şekiller hayati önem taşır, Mono uzmanı ve Practical Photography iştirakçısı Tony Worobiec, büyüdüğü yer olan North Devon sahilinde detay çekimleri yapmış ve bu projeye "Karadaki Ritim" adını vermiş. Siyah Beyaz, 25 ISO film ve orta format bir makine ile yavaş çekim kullanması Tony'e mümkün olabildiğince detay kaydetme imkanı vermiş.
Siyah Beyaz film, renklerin karmaşası olmaksızın doku ve şekle dikkati çekti. Ve Kapalı havada hatta aydınlık havada bile Tony'nin baskıları her bir dokuyu, gözeneği gösterdi. Sert gölgeler rahatsız edici olabilir, bu nedenle gölgeleri dağıtmak ve daha az kontrast yaratmak için bir parça uzun beyaz kumaş alıp üzerinize ve konuya tutun. Bu resimler için çok değişik objektifler kullanılmadı, bu da gösteriyor ki ne kullandığınız değil nasıl kullandığınız önemlidir.

MACRO KOLAYLIĞI
Mikroskop kullanarak cam parçası üzerindeki canlıları fotoğraflamaktan, basit bir close-up filtre kullanarak çim parçasına yaklaşmaya kadar birçok seçenek sunan makro fotografçılığı yaşadığımız dünyanın içindeki yeni küçük dünyalardır.
Mikroskobun vizörüne fotograf makinemizi bağlayabilmek için özel bir adaptöre ihtiyacımız var.Büyütme tüpleri kullanırken pozlamaya dikkat edilmelidir çünkü objektif ile film arasındaki uzaklığın artması ışık kaybına neden olabilir. Işık kaybının ne kadar olduğunu kontrol edebilmek için makineden ölçüm alın ve çektiğiniz kareden emin olmak için braketing (gruplama) tekniğini kullanın.

GÖLGE GÖSTERİSİ İÇİN KALIN ŞEKİLLER
Şekilde örneğini gördüğünüz gibi güneş ışığı gelen bir pencerenin önüne bir parça kâğıt koyup kağıdın üzerine iki nesne yerleştirip ortaya çıkan gölgeyi fotograflayın.
Belki basit bir teknik ama çok etkili. Tim Gartside daha ilginç olsun diye içinde su olan mavi bir şişe kullandı ve normal bir A3 kağıt kullanarak çekim yaptı. 81C warm-up filtre ile bunu denemek fotoğrafa daha da renk katacaktır. Ölçüm makineyle yapıldı. Ayrıca Tim en iyi sonuç için bracketing (gruplama) tekniğini öneriyor.

DOĞAL DOKULAR
Dokular her yerdedir ve en çok da doğada. Ağaçların gövdeleri, su yüzündeki dalgalar, örümcek ağları hatta deniz kenarındaki çakıl taşlarını düşünün. Bunların hepsi gözümüze farklı gözükecektir. Sabah erken saatlerde yeryüzüne çiy yeni yağmışken genişletme tüpü takılmış standart bir objektifle çekeceğimiz konuya daha da yaklaşılabilir.
Bu en kolay yöntem ama genişletme tüpü ışığı düşüreceğinden tripod kullanın. Parlak renkli konuları fotograflayın ve güçlü bir etki yaratmak için çektiğiniz konuyla kontrast bir fon kullanın. Konunuza daha sıcak bir parlaklık eklemek için altın renkli reflektör kullanarak aydınlatmayı deneyin. Reflektörünüzü güneşe doğru tutun ki reflektör güneşi doğrudan konunuza yansıtsın. Ayrıca konunuzun doğal görünmesi için spreyle su püskürtmeyi deneyin.

SOYUT DOKULAR
Doku konusunda kendinizi varolan doğal ya da el yapımı konularla kısıtlamayın. Bir çift ayakkabı ve biraz boyayla kendi evinizde de denemeler yapabilirsiniz. Bu, Tim Gartside'ın eski bir çift botla yapmaya karar verdiği bir şey. Botları çöpe atmaktansa eline fırçasını alıp işe koyulmuş ve değişik renklerdeki boyaları botlara ve fona sıçratarak çift boyutlu bir görüntü yaratmış. Renkli boyalar öyle özgürce dağıtılmış ki derinlik duygusu ve boyutsallık önemini yitirmiş. Bu yöntem iyi bir fikir, yapması da kolay, tabii canlı renkler iyi kullanıldığında.

DENİZE DOĞRU
Yaratıcı yakın plan çekimler gerçekleştirmeniz için deniz kenarları çok uygun yerlerdir.
Çevrenizde renkli yelkenlilerin olduğu limanlar arayın. Rüzgar sörfleri ve küçük sandallar fotografını çekilebileceğiniz nesneler arasında. 70-210mm gibi bir telezoom objektif alın ve kendinizle objektifin gösterebildiği en uzak nokta arasındaki her kareyi keşfedin. Numara, renk ve çizgi gibi detayların oluşturduğu kareler yakalamak sizi çok şaşırtacak.

GENİŞ AÇIYLA YAKINA GİDİN
Detayları yakalamak için telephoto objektife ihtiyacınız yok. Genişaçı objektifle de gayet iyi dokular yakalayabilirsiniz. Simon Stafford bu şaşırtıcı görüntü için Londra'daki Doğal Tarih Müzesi'ni yaklaşarak çekmiş. Görüş açısını sütunlara aşağıdan yukarıya bakarak ayarlamış ve bu şekilde sütundaki perspektif ve çizgilerin büküklüğü vurgulanmış, sonuçta ortaya muazzam bir görüntü çıkmış. Siz de buradaki sütunlar gibi kendi çevrenizdeki müze, kütüphane ya da büyük binaları fotograflayabilirsiniz.

KÖTÜ HAVA
Biraz rüzgar ve yağmurun sizi fotograf çekmekten alıkoyması çok kolaydır. Ancak kötü hava koşullarını kaale almamak nefes kesici fotograf fırsatlarını kaçırmak anlamına gelir. Bulutlar, yağmur, pus ve kar çoğunlukla fotografçılığınızda en iyi sonuçları ortaya çıkarır. Kötü hava size hayal gücünüzü en iyi şekilde test etme şansını verir. Kötü koşullara karşı, tam olarak, kendinizi öne sürersiniz. Bu çekimleri yapmak için, biraz fazladan özen ve azim dışında, çok özel bir tertibata ihtiyacınız yoktur.

YAĞMUR
Uygun bir şekilde üstesinden gelinirse yağmur, fotograflarınıza fazladan yaratıcı bir unsur ekleyebilir. Su, özellikle hava kararmışken, tam bir ayna görevi görür. Bu yüzden suyu renkli kent yansımalarını göstermek için kullanın.
Mümkün olan en kısık diyafram değeri seçilerek ve netlemeyi ilgilenilen iki noktanın ortasına yaparak, her iki alanın da keskin görünmesi sağlanabilir. Bunu kontrol etmek için, eğer varsa, kameranızın alan derinliği önizleme özelliğini kullanın.
Maksimum etki için gece yağmurda çekim yapın ve su birikintilerindeki dükkan ışıklarının tüm renklerini kaydedin. Birkaç yardımcı pozlama, yağmur damlalarının filme kaydedilmesine engel olacaktır. Modern pozometrelerin oldukça hassas ölçümler yapabilmelerine rağmen, ölçüm aldatıcı olabilir. Eğer +1 ve +2 stopluk ekstradan çekimler yaparsanız, uzun pozlamanın sebep olacağı herhangi bir film hızı kaybını hesaba katmış olursunuz.

SİS VE PUS
Sis ve pus fotograflarınızı doğal olarak geliştirir. Onlar doğanın doğal filtreleridir ve ekstra atmosfer eklemek için kullanışlıdırlar. Sis görüş netliğini muhteşem bir şekilde keser. Öyleyse fotograflayacak keskin hatlı şekiller arayın ve ayrıntılara inebilmek için tele bir objektif kullanın. Objektifin buğulanmasını önlemek için skylight filtresi kullanın. Sis ve pus sahneleri, sahnenin fazla griye kaçmasını ve parlaklık azlığını önlemek için yapılacak hafif dozda -yarım stop- fazla pozlamayla (overexposure), en iyi şekilde görünür. Gruplayarak pozlama (bracketing) da gerekirse kullanılabilir. Pusu yakalamak için uygun bir zaman, güneşin aniden doğduğu sabahın erken saatleridir.

GRADUATED FİLTRE KULLANMA
Bulutlardaki detayları korumak ve fotografınızda gökyüzünün etkisini arttırmak için graduated filtre kullanın. Bu filtreler her güçte ve renkte olabilir. Bunlar, objektifin önüne bir adaptör halkası aracılığıyla yerleştirilmiş tutma yuvasının içinde plastik -reçine- türevinde ya da doğrudan objektifinize uyan, yuvarlak filtrelerdir.
Graduated filtre kullanırken, onu ufukla aynı hizaya, doğru olarak getirdiğinizden emin olun. Filtre renginin fotografınızın içine ne kadar nüfuz ettiğini ve renklerin ne çabuk değiştiğini kontrol etmek için, eğer varsa, kameranızdaki alan derinliği önizleme düğmesini kullanın. Geniş bir diyafram açıklığı, çok daha ayrıntılı bir değişikliğe yol açacaktır. Filtrenin alt kısmının ufukla çok fazla üst üste binmediğinden emin olun; yoksa zemin gereğinden fazla karanlık gözükecek ve çekiminizi mahvedecektir.
Grad filtre kullanırken pozlamanıza da dikkat edin. Objektif yoluyla ölçüm alıyorsanız, filtreyi takmadan önce ölçümünüzü yapın. El pozometresi kullanıyorsanız, parlak gökyüzünün ışık ölçümünüzü etkilememesini göz önünde bulundurarak, ölçümü aşağıdan alın. Sonra gerçek ışık ölçümünün yapıldığı iki tarafı da yarımşar stop aralarla gruplandırarak pozlayın (bracketing).
Kışın soğuk, fırtınalı gökyüzü için kullanılacak en iyi filtre, ‘nötral densiti gri(neutral density grey)’dir. Ancak manzaralarınızın kıyametimsi görünmesini istemiyorsanız, daha renkli grad filtrelerine dikkat edin.

DETAYLAR
Her zaman genel çekim almak zorunda değilsiniz.En fazla etkiye sahip olan şeyler, çoğunlukla en küçük olanlardır. Kapılar, taş duvarlar, yapraklar ve kapı kolları gibi objelere (aslında her şeye) yönelik çekim yapmak için, 70-210mm gibi bir telezoom ya da tele objektif kullanın. Bu şemsiyenin alt kısmı bile iyi bir fotograf olmuş.

İNSANLAR
Kötü havada insan çekimleriniz için destek arayın. Yağmur damlalarıyla kaplanmış ya da buğulanmış bir cam parçası çocuk çekimlerinde kullanılabilir. Cama şekiller ve resimler çizmelerini sağlayın ve çizim yaparlarken, nitelikli portreler yakalayabilmek için, ifadelerini yakalayın.

Tuhaf bir şekilde kötü havada insanlar gerçekten harika fotograflar oluşturabilirler. İnsanları çerçevede küçük kullanın ya da bir manzaraya insan ilgisi ekleyebilmek için kompozisyonunuzda geçip giden insanları silüet olarak kullanın. Ya da rüzgarın silkelediği karakterlere veya yağmurlukların parlak renklerine yaklaşıp, odaklanın.

RÜZGAR
Rüzgarlı havada fotograf çekmek, fotoğrafa, durağan bir sahneye göre çok daha fazla hayat ve hareketlilik katar. Ancak kameranızı sabit tutmak için içeride durmanız ya da hızlı bir enstantane değeri kullanmanız gerekebilir. Düşük enstantane değerlerini bayraklar, otlar, bulutlar ve su gibi konularda deneyin. Veya buradaki fotografçının yaptığını yapın ve çekiminize daha insancıl bir his vermek için fotografınıza bir insanı dahil edin.

KAR
Özellikle direkt güneş ışığında beyazın yansıtıcı doğasının pozometrenizi yanıltabilirliğini düşünerek kara dikkat edin. Bu durum genellikle en az bir stop fazla pozlamaya sebep olur. Bunun için ölçülen pozlama değeri bir stop arttırılır.
Emin olmak için çekime önce kameranızın verdiği değerden başlayın. Sonra yarımşar stop aralıklarla, aynı sahnenin üç tane daha, fazla pozlanmış fotografını gruplandırarak çekin. Bu fotograftaki kırlık arazinin soğukluğunun gücü, yalnızca tepelerdeki karla değil, ayrıca gökyüzünde bir araya gelmiş kar bulutlarıyla da arttırılmış.

(yok)

Sokak Fotografciligi Teknikleri. Sokakta Fotograf nasil cekilir

Buyuk bir arsiv, mutlaka gorun!
Belki de, fotoğrafçılığın çıkış noktasıdır sokak fotoğrafçılığı. Bir sokak fotoğrafçısı için belirlenmiş bir konu sorunu olmadığından, hatta sokakların yaşamı çevreleyen birimlerin yerleşim alanı olduklarını düşünecek olursak, sokak fotoğrafçıları hiçbir zaman fotoğraflarını çekmeden önce konu hakkında uzun uzadıya düşünmek zorunda kalmazlar. Zaten insan yaşamının içindedirler. Bir diğer deyişle, onların objektifi genellikle yaşamın kendisine çevrilidir. Etrafımızdaki çoğu insandan farklı olarak, bakmak ile görmek fiillerinin ayrımını çoktan yapmışlardır. Bu yazımda da, sizlere sokak fotoğrafçılığına dair ipuçlarını vermeye çalışacağım.

Sokak fotoğrafçısı, insanların hayatını daha iyi gözlemleyebilen bir karaktere sahip olmalıdır. Dahası, tıpkı bir Zen üstadı gibi sabırla bekler, sonrasında yay en gergin konumundayken, ok yayı henüz terk etmek üzereyken fotoğraflayıverir. Biliyordur ki, bir an sonra çekmek isteyeceği kare orada olmayacaktır. Zaman devinimine devam edecek ve aynı ışık altında bir başka fotoğraf çekemeyecektir. İlk kural: Fotoğraf makinenizi yanınıza alın ve yolları arşınlamaya başlayın. Üzerinizde etki bırakan her şeyi fotoğraflayın.

Yaşayan Sokaklar
2. Sokaklar genel olarak müthiş bir kalabalığa ve görsel şölene sahiptir. Dijital fotoğraf makinesi kullandığınızı göz önüne alacak olursak, karenizin içinde olmasını istemediğiniz nesneleri yardımcı yazılımlar sayesinde oldukça kolay temizleyebilirsiniz. (bkz: İşin Püf Noktası) Yeter ki, doğru açıyı yakalayın. Ek olarak, çok kalabalık görüntüler, gözün algılama oranını da düşürecektir. Bunun dışında, yansımalar, kontrast oluşturan renkler gibi gözünüze çarpan her görüntü sokak fotoğrafçılığına konu olabilir.


Sokak Fotoğrafçılığının Felsefesi
3. Sokak fotoğraflarınızın başarılı olabilmesi için, konunun herhangi bir şey ifade etmesinden ziyade, karelerinize bakanlara çok şey ifade etmesi gerekiyor. Dolayısı ile kompozisyonunuza önem verin. Bu ancak tecrübe ile kazanılabildiğinden mümkün olduğu kadar çok fotoğraf çekin. Özel bir yerde, belirli bir saatte çekilen ‘turist’ fotoğrafları yerine, tek bir karede anlatılan hikayeleri tercih edin. Bazen yalnız bir heykel bile çok şey anlatabilir.


Ön Hazırlıklar ve Giysiler
4. Fotoğraf çekmek üzere dışarıya çıkmadan önce bazı fotoğraf albümlerini veya dergileri karıştırarak olaya konsantre olun, sokakları gözünüzde canlandırın. Bu yaratıcılığınızı ateşler ve destekler. Dışarıya çıkmadan önce rahat kıyafetler giyin. Dar pantolonlar sizin hareket kabiliyetinizi kısıtladığı gibi, yanınıza taşımanız gereken malzemeyi de sınırlayacaktır. Gerekirse, malzemeleri daha rahat taşımak için bir sırt çantası alın ve ağırlığı vücudunuza dengeli dağıtmaya çalışın. Ayrıca, kirletebileceğiniz giysiler giyin; farklı açılar yakalayabilmek için yere oturmanız, çamura batmayı göze almanız gerekebilir. Fotoğraf çekerken ‘steril’ olmaya çalışmayın













Fotoğraf Makinenizi Yanınızdan Ayırmayın
5. Yanınızda sürekli olarak bir fotoğraf makinesi bulundurun. Böylelikle, fotoğraf her zaman yanınızda dolaşacaktır ve fotoğraf çekmeye, fotoğrafçı gözüyle bakmaya daha da aşina olacaksınız. Ayrıca, fotoğraf filmine para ve zaman ayırmadığınızı da varsayacak olursak, yapacağınız denemeler sizi dergilerde gördüğünüz fotoğraflara yaklaştıracaktır. Çoğu dijital fotoğraf makinesi cebe sığabilecek boyutlara indirgendiği için evden her çıkışınızda ceplerinizi kontrol edin, fotoğraf makinenizi unutmadığınıza emin olun.

Trafik
6. Asla araba veya otobüs ile yolculuk etmeyin. Ya yürüyün ya da bisiklete binin. Böylelikle, taşıtların içindeyken kare ıskalamamış olursunuz. Ayrıca, trafik gibi de bir sorununuz olmaz.

Gözünüzü dört açın
7. Her zaman tetikte olun. Beyaz ayarı, objektif seçimi gibi yapmanız gereken ayarlamaları önceden yapın. Yoksa yakalamak istediğiniz görüntüyü kaçırma ihtimaliniz çok yükselir. Eğer profesyonel çekimler yapmak istiyorsanız, mümkünse farklı objektifleri olan iki ayrı kamera taşıyın.

Objektifler
8. Eğer kompakt makine kullanıyorsanız, dijital zoom yerine optik zoomu tercih edin. Daha sağlıklı sonuçlar alacaksınız. Şu an piyasada bulunan, 4x ve üzeri optik zoom’u olan fotoğraf makineleri gerekli objektif yapısına sahip olsa da, SLR makinelerde genellikle üç temel objektif kullanılmaktadır: 20 - 24mm, 28-80mm ve 85-105mm zoom. Zoom objektif, insanları uzaktan çekebilmek için idealdir. Yine de hatırlatmakta fayda var; zoom objektifler, düşük diyafram değerlerinden dolayı diğerleri kadar hızlı olamazlar ve zor ışık koşullarında sizi oldukça zorlayabilirler. Bunun nedeni CCD’ye düşen ışık miktarının azalması olarak gösterilebilir. Objektif seçimi, geniş açılı objektifler ile yaşama katılmanızı, tele zoom objektifler ile bir gözlemci olmanız manasına gelir. Ayrıca, zoom objektifler ile hiçbir zaman netleme yapmayın. Önce konuya yakınlaşın, netliği yaptıktan sonra, istediğiniz mesafeye geri dönün.

Yaşamı yansıtın
9. Bir sokak fotoğrafçısı, gerçek yaşam içinden görüntülemek istediği olayları daha farklı bir göz ile yansıtır. Dolayısı ile sokak çocuklarını, açlığı veya mutsuzluğu olduğu kadar, neşeli ve eğlendirici fotoğraflar da çekmeye çalışın. Konu sınırlandırması yapmayın. Daha sonra fotoğraflarınızı konularına göre kategorilendirebilirsiniz.

Hareketli yerler bulun
10. Eğer amacınız insanları çekmek ise, metro veya otobüs durakları, parklar veya deniz kenarları gibi çok insanın bulunduğu yerleri tercih edin. Portre çalışması yapmayacak olsanız bile. İnsanların bulunduğu yerlerde hareket vardır. Hareketin olduğu yerde de fotoğraf olur.

Kisisel Alan
Sokaklarda fotoğraflarını çekmek istediğiniz insanlara iki türlü yaklaşabilirsiniz. Birinci yol izin almadan yapılır, vur-kaç taktiği geçerlidir. İnsanları çok iyi gözlemleyin, gerekmedikçe bu yola başvurmayın. Zira, sizi izinsiz görüntü almak ile suçlayabilirler. Ancak, derin açılı objektif kullanıyorsanız, daha dar zoom olanağınız olacağından, karşınızdaki insanı rahatsız etmeden çekim yapmanız mümkün. Unutmayın ki, fotoğraflayacağınız kişiyi rahatsız etmeden ışık ve diafram ayarlarını yaptıktan sonra, bir anda dönüp, istediğiniz pozu yakalama şansınız artar. Ayrıca, bu kadar büyük objektifi kime doğrultsanız bir rahatsızlık yaşar. Kendinizi ‘kurban’ınızın yerine koyarak düşünün. İkinci yol, izin almaktır. Risk azalır ancak konunun konumu bozulabilir. Yine de vazgeçmemelisiniz. İzin alabilmek için çok dostane bir şekilde yaklaşmanız oldukça büyük önem taşır. Fotoğraf makinenizi gösterip gülümseyerek yaklaşmak en ideal yollardan biridir. Eğer karşınızdaki tepki veriyorsa, tartışmaya fırsat tanımadan oradan uzaklaşmak en iyi çözümdür. İdeal olan, karşınızdaki insan ile gözleriniz yoluyla gizli bir anlaşma imzalamak. Böylelikle, konuyu istediğiniz gibi yönlendirebilir, arka plana dilediğiniz açı ile konumlandırabilirsiniz. Tabi bu göz temasını başlatabilmek çok önemlidir. Çoğu fotoğrafçı, insanlar ile temastan kaçındığı için, sadece yaşlıları veya çocukları görüntülemek ister. Eğer iyi bir sokak fotoğrafçısı olmak istiyorsanız, en başta insanlar ile anlaşabilmeyi, fotoğrafta istediğiniz gibi yönlendirebilmeyi öğrenmeniz gerekiyor.

















Utangaç olmayın
12. Utangaç olmayın, hele korkak davranmayı mutlaka bir kenara bırakın. Daha önce de dediğimiz gibi, sokak fotoğrafçısı yaşamın kendisini yansıtır. Hiç tanımadığınız insanların gözlerine bakamazsanız, hiçbir zaman fotoğraf çekemezsiniz. Emin olun, fotoğraf çektikten sonra edeceğiniz bir teşekkür, insanların size olan sempatisini daha da arttıracaktır.


Grup Fotoğrafları
13. İşin bir diğer yönü ise, insanların sizin fotoğrafçı olduğunuzu anladıklarında, kendi fotoğraflarını çektirmek istemeleri. Teşekkür edin ve oradan ayrılın. Zira, bir grup insanın objektife bakarak çektirdikleri fotoğraflar, sokak fotoğrafçılığından çok uzak karelerdir.

Isik
Öğle vakitleri güneş ışınları oldukça parlak olduğundan, genellikle sabah veya öğleden sonra çekim yapmayı tercih edin. Doğanın renkleri daha doğru olacaktır. Eğer isterseniz, “Warm Filter” olarak adlandırılan, ten tonlarında olan bir renk düzeltme filtresi kullanarak ışık ısısını düşürebilirsiniz. Ancak, binaları fotoğraflamak istiyorsanız, öğle saatlerini daha etkin değerlendirmelisiniz. Sert ışık, binaların hatlarını daha belirgin kılar. Ayrıca, bulutlu havalarda “Soğan kabuğu” denilen, 81 serisi filtre (81a-b-c olarak ayrılır) kullanabilirsiniz. Bu filtre, havadaki fazla mavi tonları dengeleyebiliyor ve fotoğrafınızın daha hoş görünmesini sağlıyor. Ancak, kompakt bir kameranız varsa, filtre takmayacağınıza üzülmeyin. Gerekli yazılımları bilgisayarınıza yükleyerek, fotoğraflarınıza ‘dijital’ filtreler uygulayabilirsiniz.
Işık ayarlamalarını yaparken, kompozisyonu önem sırasına koyun. Eğer insanlar önemliyse, diğer alanlardaki karaltılar veya bazı ışık parlamaları fotoğrafınıza hareket katabilir. Ancak lunaparkta çekim yapıyorsanız ve dönme dolabın ışıklarını çekmeye çalışıyorsanız, insanların koyu tonlarda çıkması gayet doğaldır.


Beyaz Ayarı
16. Çekim yapmaya başlamadan önce kesinlikle beyaz ayarını kontrol edin. Muhtemelen açık alanlarda olacağınız için, tungsten veya flüoresan ayarları yerine, havanın bulutlu veya açık olmasına göre ayarlama yapmanız gerekmektedir.


Flaş Kullanımı
17. Özellikle portre çekimlerinizde, isteğinize bağlı olarak yüzdeki gölgeleri azaltmak amaçlı ‘dolgu flaş’dan yararlanabilirsiniz. Sadece karanlık ortamlarda değil, güneşin pırıl pırıl olduğu zamanlarda bile flaş kullanılabilir. Bunun için, dijital fotoğraf makinenizin flaşsız çekebileceği en yüksek diyafram değerini belirledikten sonra, ayarları sabit tutarak sadece flaşı açın. Böylelikle konunuzda oluşan gölgeleri yok edebilirsiniz.


Arka Plan
18. Çekimini yapacağınız objenin arka planını da kontrol etmeniz oldukça büyük önem taşır. Tecrübeli fotoğrafçılar, görüş açısını değiştirerek arka plan ile oynar ve konunun en iyi oturduğu planlamayı kareler. Yine de hatırlatmakta fayda var: En güzel fotoğraflar, arka planların en doğru şekilde kullanıldığı, bir elektrik direği veya kareye belli belirsiz girmiş bir araç gibi gereksiz ayrıntıların bulunmadığı fotoğraflardır. Yoksa, tamamen düzgün konumlandırılmış bir arka plan, fotoğraflamak istediğiniz konuyu çevresinden soyutlayarak, öne çıkaracaktır. Dolayısı ile, fotoğraf karesini mümkün olduğu kadar bütün olarak görmeye çalışın.


Hareketin Doruk Noktası
Belki bir sigaranın çekildiği an. Belki de gözde oluşan bir anlık parıldama. Yahut, yol kenarında çalışan bir işçinin balyozunu havada en yükseğe kaldırdığı an. Bunların tümü herhangi bir hareketin doruk noktasını oluşturmakta. Bu noktayı yakalamak, balyozun aşağıya doğru inmeye başlamasını fotoğraflamaktan çok daha önemli olduğundan, gözünüzü dört açmalısınız. Bu noktada biraz sabırlı olmalı ve konunun hareketini çok iyi gözlemleyebilmelisiniz. Emin olmak için birden fazla kare çekmenizi salık veririm. Eskiler ne demiş? Tüm yumurtaları aynı sepete koymamak lazım. Dolayısı ile 4-5 pozun en iyisini seçmek her zaman en garantili yöntemdir. Dijital fotoğraf makinesi kullandığınızdan dolayı, kaç rulo film harcadığınızı hesaplamak zorunda kalmayacağınızı unutmayın.

Portlere
Portre fotoğrafı üzerine çalışırken, arka planın daha bulanık olması konuyu öne çıkartır ve ilgiyi konuya çeker. Netlik alanını azaltarak arka planı flulaştırabilirsiniz. Bunun için, diyaframı biraz daha açarak çekim yapmanız gerekmektedir; dijital fotoğraf makinenizi “A- Aperture” yani diyafram öncelikli moda getirmeniz gerekmektedir. Böylece kameranız, seçtiğiniz ışık ölçümüne göre çekim yapabilir. Alan derinliği kurarak, konuyu arka plandan rahatlıkla ayırabilirsiniz. Ayrıca, bakış yönünde bırakılacak bir miktar boşluk fotoğrafınıza hareket getirecektir. Çektiğiniz portreleri, bilgisayarınıza aktardığınız zaman, bir de siyah beyaz hallerine bakın. Gölgelerin ve kontrastın uyumlu olduğu fotoğraflarda, siyah beyaz çok farklı tatlar verebilir.

Panning Gece Çekimleriniz
Sokaklarda gündüz olduğu kadar gece de vakit geçirmek oldukça keyiflidir. İşte gece çekimlerinizi güzelleştirecek birkaç öneri:


















Fotografin KAtili: Flas
Flaş, doğru olarak kullanılmadığında fotoğrafınızı temelinden sarsabilir. Rear Curtain Shot - Arka Plan Perdesi olarak adlandırılan ve perdenin pozlamasının bitiminden hemen önce çakan flaş dışında, herhangi bir flaş opsiyonunu kullanmamalısınız. Ayrıca, bazı küçük otomatik fotoğraf makinelerinin flaşları üç metreden sonra etkisini yitirir. Daha büyük SLR kameraların flaşları daha etkili olsalar bile, farklı mesafelerdeki objelerin dengesiz aydınlatıldığını göreceksiniz. Flaş, sadece kapalı alanlarda veya yakın mesafelerde gölgelere dolgu yapmak amacı ile kullanılır. Şu anda çoğu kompakt kameranın flaşını tamamen kapalı tutabilme opsiyonu mevcut. Dolayısı ile flaşlı çekimlerinizde daha dikkatli olmalısınız.
Ek olarak, gece fotoğraflarında, enstantane uzun pozlamaya tabi kalacağı için, hareketli nesneler flu olacaktır. Eğer bulanık görüntülerden hoşlanmıyorsanız, flaş kullanarak hareketli nesneleri sabitleyebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken, diyaframın normal ışık ayarında bulunmasıdır. Böylelikle, flaşın varlığı ortamın ambiyansını bozmayacaktır.

Hep karanlık, hep karanlık!
25. Beyaz ayarının doğru modda olmaması (ki genellikle otomatik yapmamanızı tavsiye ederiz), ışık ölçümünün ‘multi’ yerine ‘spot’ seçeneğinde tutulması doğru pozlamayı yakalayamamanızla sonuçlanacaktır. Neon lambaları gibi parlak objelere de daha bir özenli yaklaşmakta fayda var. Karanlık gökyüzünün önündeki lambaların, kameranızın otomatik ayarlarında doğru pozlama yapmasını nasıl bekliyorsunuz ki? En iyi yöntemlerden birisi ‘multi’ modunda ışık ölçümünü kullanmanızdır.

Yasak Sokaklar
28. Askeri bölgelerin yakınları veya bazı kamu alanlarında fotoğraf çekmek yasaktır. Bu tip uyarı yazıları taşıyan yerlerden uzak durun. Eğer ortalıkta herhangi bir yazı göremiyorsanız ve yine de emin olamıyorsanız, ortalıkta dolaşan görevlilere danışmadan çekim yapmak başınızı belaya sokabilir. Nitekim, çoğu süper marketin içinde uyarı yazısı yoktur ancak, fotoğraf çekmeye kalkıştığınızda güvenlik görevlileri size müdahale edecektir.


EXIF de ne?
29. Fotoğrafların EXIF değerlerine bakıp, sonraki çekimleriniz için bunu bir referans olarak kullanabilirsiniz. Fotoğraflarınızı bilgisayarınıza aktardıktan sonra, kullandığınız yazılım içerisinde fotoğraflarınızın EXIF değerlerine mutlaka bir göz atın.


Detaylarda saklı gerçekler
30. Gerçekten güzel bir fotoğrafın illa bir insan, belirli bir hareket ya da uyumlu renkler içermesi gerekmemektedir. Sokaklarda bulunan minik detaylar bazen bir bütünden çok daha çarpıcı olabilir.


Hoşunuza giden yerleri sık ziyaret edin
31. Gezmeye devam ettikçe bazı yerler favori mekanlarınız haline gelebilir. Değişen ışık şartları, değişen konular ve diğer etkenleri göz önüne alarak fotoğraf çekin.


Mağazalar ve kafeler
32. Mağazalar ve kafeteryalar sokakların doğal süsleridir ve oldukça ilgi çekici olurlar. Vitrinler ve kafede oturan insanları fotoğraflamayı deneyin. Eğer flaş kullanacaksanız, vitrin camı veya ayna gibi yüzeylere mümkün olduğunda çapraz yaklaşın ki, flaşın ışığı objektifinize geri yansımasın.


Makro Çekimler
33. Bazen bir iskelenin ayağı ya da kirli ve paslı bir su borusunu makro çekmeyi deneyin. Konunun ne olduğu fotoğrafınızda tam olarak anlaşılmasa da, oldukça ilginç görüntüler yakalayabilirsiniz.


Zoom In - Zoom Out
34. Metro, tren ve vapur istasyonu veya açık hava diskoları gibi kalabalık mekanlarda çekim yaparken, objektifiniz ile zoom in veya zoom out yaparak alacağınız bulanık görüntü, ortamın hareketliliğini fotoğrafa da aktarır. Normalden biraz daha uzun tutulmuş pozlama değeri ile çekim yaparken zoom in veya zoom out yapın

(yok)

Makro Cekim(Yakin Cekim)Teknikleri

isterseniz oncelikle kullanmamiz gereken malzemelere bir goz atalim...

MAKRO CEKIMDE KULLANILACAK MALZEMELER

Normal objektifler (50 mm) fotoğrafı çekilen nesneye netliği kaybetmeden ancak 45-50 cm kadar yaklaşabilir. Bu mesafeden oluşturulan kadraj görüntünün gerçek anlamda 20 x 30 cm boyutunu çerçeveleyebilir. Bu boyuta da bir insan başı ve omuzları ancak sığabilir. Daha küçük bir görüntü alanını fotoğraflayabilmek için konuya daha fazla yakınlaşmak gerekecektir. Bu işlemi değişik araç ve yöntemler kullanarak gerçekleştirebiliriz. Yakınlaştırıcı objektifler (close-up ya da diopter), objektifin makinaya ters takılması, uzatma tüpleri, uzatma körükleri ya da makro objektifler bunlar arasında sayılabilir.

Yakınlaştırıcı Objektifler (Close-Up ya da Diopter)

Yakınlaştırıcı objektifler filtrelere benzer malzemelerdir ve objektifin ön kısımındaki filtre vidalanan kısıma takılırlar. Makinanıza takılı normal objektiflerin optik yapısını değiştirerek konuya daha fazla yaklaşıp net görüntü elde etmeye yararlar.
Film düzlemiyle objektif merkezi arasındaki mesafe sabit kaldığı için poz değerlerinde düzeltme yapmak gerekmez. Yakın çekim için kullanımı en kolay malzeme olmakla birlikte elde edilen netice açısından pek tatminkar değildir. Herşeyden önce makinanızda takılı olan objektif önüne başka bir mercek konularak kullanılacağı varsayılarak imal edilmediği için çoğu zaman normal objektifinizle close-up objektifler birbiriyle optik açıdan uyum sağlamayacaktır. Bu olumsuzluk da elde edilen görüntü kalitesine yansır.

Öte yandan diğer yakın çekim araçlarına göre close-up objektifler taşıması ve kullanımı kolay malzemelerdir. +5 ölçüsündeki bir close-up objektif kullanım yerine göre oldukça iyi neticeler verebilir. +10 ölçüsündekiler ise ana objektif çok açık diyaframda kullanıldığı zaman kenarlarda netlik kaybına yol açar. +20 ölçüsündeki close-up objektiflerde objektif merkezine doğru artan bir netlik kaybını göze almak gerekecektir. Bu tip close-up�lar kullanıldığında küçük diyafram kullanılarak (f/11 ve daha küçük diyaframlar) netlik kaybı azaltılabilir.

Objektifi Ters Takma Yöntemi

Bu işlemde de close-up larda olduğu gibi film düzlemi ile objektif arasındaki mesafe değişmediği için ilave poz düzeltmesine gerek duyulmaz. Bu yöntem en iyi orta ebat geniş açı objektiflerde (20-30 mm) sonuç verir.
Bu tip objektifler geniş bir görüş açısını 24 x 36 mm lik film boyutuna sığdırmak üzere tasarlandıkları için. makinaya ters takıldığında küçük boyutlu bir görüntüyü film üzerinde büyütme işlevi görürler. Vidalı sistemle makinaya monte edilen objektiflerin çoğunun ön kısmında objektifi ters takmaya imkan sağlıyan ilave vida yivleri bulunur. Bununla birlikte başka bir imkanın bulunmadığı ve objektifinizde ters takmaya imkan veren vida sisteminin de bulunmadığı durumlarda objektifinizi ters çevirip ön kısmını makinanızın objektif yuvası üzerine iyice kapattıktan sonra objektifin makinaya temas eden kısımlarını da baş ve işaret parmaklarınızı yuvarlak bir şekilde bu kısma oturtarak makina içine gün ışığı girmesini önleyebilir ve yakın çekim yapabilirsiniz.

Böyle bir durumda objektifin netlik ayarı kullanılamayacaktır ve önerilen sistemi objetkifin makinadan ayrılmaması için iki elinizle idare etmeniz gerekecektir. Netlik ayarını ise makina ve objektifi birlikte ileri ve geri oynatarak sağlayabilirsiniz. Objektifin ters takılması yakın çekim imkanı sağlayan en basit ve hızlı yöntem olmakla beraber verdiği sonuçlar oldukça sınırlıdır. Hangi objektifi ters kullanırsak kullanalım ancak tek bir netlik mesafesi olacağı için değişik noktalara netleme yaparak kadrajı değiştirme olanağı yoktur. Bir diğer değişle her tip objektif için ancak bir tek görüntü boyutu mevcuttur.

Uzatma Tüpleri ve Körükler



İyi bir yakın çekim için en etkin yöntem film düzlemi ile objektif arasındaki mesafenin uzatılmasıdır. Uzatma tüpleri objektif ile makina gövdesi arasına monte edilerek bu işlevi yerine getiren araçlardır.
Söz konusu tüpler genellikle üç ayrı boyuttan oluşan bir set halinde satılır ve gerek tek gerekse de üst üste takılıp birlikte kullanılabilir. Ana objektifin netlik ayarı sayesinde görüntünün farklı boyutları net olarak fotoğraflanabilir. Uzatma tüpleri boyut itibariyle fazla yer kaplamayan malzemeler olduğundan kullanımı da oldukça pratiktir.
Uzatma konusunda tüplerle aynı işlevi gören bir başka malzeme de körüklerdir. Tüplere göre avantajları ana objektif ile gövde arasına daha fazla mesafe koyabilmesi ve takıp çıkarma zahmetine katlanmadan her ölçüde uzatma mesafesini ayarlama imkanı vermesidir. Bir uzatma körüğü ve 100 mm objektif ile sonsuz mesafeden 1:1 (yaşam boyutu: görüntülenen nesnenin gerçek boyutunun 24x36 mm ebadındaki film düzleminde de aynı boyutta görüntülenmesi) ve daha yakın çekimlere kadar fotoğraf çekmek mümkündür.

Makro Objektifler





Yakın çekim için kullanılabilecek malzemelerin en mükemmeli makro objektiflerdir. Bu tip objektifler sonsuzdan yaşam boyutuna (1:1) kadar netlik yapabilme özelliğine sahiptirler. Bu objektiflere uzatma tüpü ilavesiyle 2:1 (gerçek boyutta 1 cm olan böceğin film üzerinde 2 cm olarak görünmesi) ve daha fazla büyütme oranlarına ulaşılabilir. En çok kullanılan makro objektif tipi 50 mm dir (bazı markalarda 55 mm). Buna ilave olarak 100 ve 200 mm odak uzunluklu makro objektifler de mevcuttur. Bu tip uzun odaklı makro objektifler yakınına kolaylıkla yaklaşılamayan böcek, kelebek ve benzer konuların nispeten uzaktan görüntülenmesi için çok uygundur.
Mevcut ışık altında makro objektif ile çekim yaparken genellikle uzun enstantane kullanılır ve bu durumda sağlam bir sehpa kullanımını zorunlu kılar. Yakın çekim için ihtiyaç duyulan bir diğer malzeme de �netleme rayı� dır. Çok yakındaki nesnelere netleme yaparken normal koşullarda objektifimizin netlik ayar halkasını ile oynadığımızda makinamız sabit kaldığı halde objektif ileri geri giderek film düzlemi ile objektif arasındaki mesafe uzar ya da kısalır. Öte yandan objektif ileri geri oynatıldığında objektif ile nesne arasındaki mesafe de değişmekte ve her yeni ayarda yeni bir objektif � film düzlemi mesafesi ortaya çıkmaktadır. Bu durumda da nesneyi tam olarak netleme olanağı ortadan kalkar.

Sonuç olarak bu iki mesafeden birisi sabitlenip diğeri değiştirilerek netlik yapmak gerekecektir. 35 lik SLR kameralarda bu işlemi yapmanın en pratik yolu önce film düzlemi-objektif mesafesini belirlemek (örneğin 1:1 yaşam boyutu) sonra da objektif ile birlikte makina gövdesini bir �netleme rayı� üzerine monte ederek gövde ile birlikte tüm sistemi kontrollü bir biçimde ileri ve geri hareket ettirerek netliği ayarlamaktır.



evet malzemelerimize goz attiktan sonra isterseniz makro cekimde ki en onemli noktalardan birine gelelim: Pozlandirma... ayrica uzatma tupleri ve korukleri ikici el almanizi tavsiye ederim zira sifir alirsaniz size cok pahaliya mal olabilir, ama temiz ve ikinci el bir uzatma tupu ve koruk sifiri kadar is gorur, sahsen kendim ikinci el kullaniyorum ve gayet memnunum..

MAKRO CEKILERDE POZLANDIRMA SURELERI

Bir objektifin f/stop değeri, sonsuza netlendiği zaman toplayabildiği ve içinden geçirdiği ışık miktarını belirler. Üzerinden netlik ayarı yapılan konu sonsuz mesafedeki yerinden fotoğraf makinasına doğru yaklaştıkça objektifimiz makinanın arka kısmındaki film düzleminden uzaklaşmaya başlar. Bu durumda objektif içinde toplanan ve film üzerine düşen ışık konu objektife iyice yaklaştıkça gitgide azalır. Başlangıçta pek önemli olmayan bu ışık azalması konuya çok yakın olduğumuzda iyice farkedilebilir hale dönüşür. Konudan yansıyan ışık objektifin içinde iyiden iyiye azalmıştır.

Özetlenecek olursa konuya ne kadar yakın isek net görüntü elde etmek için film düzlemi ile objektif arasındaki mesafeyi o oranda artırmamız gerekir ki, bu da görüntüyü net olarak büyütmekle beraber film üzerine düşen ışığın yine oransal olarak azalmasına neden olur. Normal ışık altındaki makro çekimlerde bu teknik koşuldan dolayı uzun poz değerleri kullanılması gerekir.

İçinde otomatik poz değeri ölçüm fonksiyonları olan fotoğraf makinalarında her ışık koşuluna göre gereken poz değerleri programlanmış bir şekilde seçenekler halinde karşımıza gelecektir. Ancak görüntülenen nesnenin yakın çekimle elde edilecek büyütülmüş fotoğraflarında doğru poz değerlerini belirlemek için bazı noktalara dikkat etmekte fayda vardır. Böyle durumlarda yapmamız gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

* El pozometresi ile ölçüm yapın. El pozometreniz yoksa konu üzerinden yansıyan ışığı makinanızın içindeki pozometre ile de ölçebilirsiniz. Ancak bu durumda ölçüm yaparken makro objektif veya uzatma tüpü poz değerlerini etkileyeceği için makinanıza normal bir objektif takarak ölçüm yapmanız gerekecektir.

* Yakın çekim için kullandığınız araç her ne ise (close-up objektif, uzatma tüpü ya da körüğü, makro objektif vs) bu araç yardımıyla konu üzerine netleme yapın. Konunun gerçek boyutu ile fotoğraflanacak görüntünün boyutunun oranını tasarlayın. 35 mm SRL bir fotoğraf makinasında vizörün ebadı 24 x 36 mm dir. Eğer görüntülenecek nesnenin gerçek yüksekliği 48 mm ise ve vizöründen bakıldığında kadrajın kısa kenarı içine sığıyorsa (24 mm) bu durumda görüntü boyut oranı 1:2 dir. Bir başka ifade ile gerçekte 48 mm olan bir böcek bu durumda fotoğraf filmi üzerinde 24 mm olarak (gerçek boyutun yarısı kadar) görüntülenecektir. Eğer kısa kenerın yarısına kadar geliyorsa (12 mm) bu durumda görüntü oranı 1:4 dür. (48 mm boyundaki böcek film üzerinde 12 mm olarak kaydedilecektir). Eğer böceğin yarısı kısa kenarı dolduruyorsa ve görüntü net ise bu durumda böceğin gerçekte 24 mm olan bir bölümü film üzerinde de 24 mm olarak kaydedilecektir ki bu görüntü oranına 1:1 ya da yaşam boyutu denir.

* Daha sonra aşağıdaki tablo yardımıyla seçtiğimiz görüntü oranına karşılık gelecek poz düzeltme miktarını ilk öçtüğümüz poz değerlerine uygulayıp gerekli poz ayarlamasını yapmalıyız. Bu düzeltme miktarlarını diyafram değerlerinde yapabileceğiniz gibi ihtiyacınıza bağlı olarak enstantane değerlerinde de yapılabilir





MAKRO CEKIMDE FOTOGRAF MAKINASININ SABITLENMESI


Yakın çekimlerde fotoğraf makinesini sallamadan tutabilmek çok önemlidir. Büyüme oranı artıp ilave uzatma tüpleri de eklendiğinde en ufak titreşim görüntünün netliği üzerinde olumsuz etki yapacaktır.


1:1 yaşam boyutunda çalışırken eğer makinanızı elde tutarak çekim yapmaya çalışıyorsanız flaş kullanmadığınız müddetçe neticenin tatminkar olacağını beklemeyin. Sağlam bir sehpa ve uzatma kablosu yakım çekimlerin en önemli yardımcı malzemelerindendir. Bazı fotoğraf makinalarında deklanşör hareketinden dolayı oluşacak çok hafif titreşimleri bile ortadan kaldırabilmek için makina içindeki ayna sisteminin perde açılıp kapanmadan önce yukarı kalkmasını sağlayan sistemler mevcuttur.


FOTOGRAFLARLA MAKRO CEKIMLER


 
     







son olarakta macro cekimler icin bi kac tane puf noktasi vermek istiyorum..

evet simdi sira sizde, kameranizi elinize alin ve disari cikin, fotograflanmayi bekleyen oldukca cok makrolar sizi bekliyor, unutmayin ne kadar cok cekerseniz, pratiginiz o kadar kuvvetli olur.. isiginiz bol olsun...


PRATIK BILGILER


* Yaratıcı bir biçimde kullanmak için ışığın yönünü, şiddetini ve niteliğini inceleyin.

* Aydınlık noktalardaki yansımaları ortadan kaldırmak için polarizasyon filtresi kullanın ve daha keskin renkler elde edin.

* Makro çekim yapıyorsanız alan derinliğiniz çok az olacaktır. Bunun için çiçeğin en önemli kısmına netleme yapın.

* Yine makro çekim yaparken alan derinliğini en uzun mesafeye çıkarmak için daha küçük diyafram açıklığı kullanın.

* Arka planı sade tutmaya çalışın ve olabildiğince flulaştırın. Konuyu tek bir renk önünde tek başına bırakmaya çalışın. Bunu yapmak için çiçeğin arkasında siyah veya başka bir renkte karton tutabilirsiniz. Arka planda gözü rahatsız edecek parlak lekeler oluşmamasına dikkat edin.

* Nesneye bakış yönünüzü değiştirin. Bir bahçenin genel görüntüsünü çekerken duvarın üzerine yada balkona çıkabilirsiniz. Arazide kırları kaplayan çiçekleri çekmek için yere yakın çalışabilirsiniz.

* Eğer zeminde kağıt parçası, kuru yaprak, kırık çöp parçası gibi nesneler varsa görüntünün ve çevrenin doğal halini bozmadan bunları çiçeğin etrafından temizleyin.

* Basit şeyler her zaman iyidir. Çiçeği kadrajın içine yerleştirin ancak yapraklar kadrajdan taşacak şekilde görüntüyü çerçevenin içine fazla sıkıştırmayın.

*Özellikle makro çekimlerinde çok hafif bir rüzgar bile çiçeğin görüntüsünü flulaştıracağı için çekim yaparken rüzgarı kesecek bir düzenek kullanın. Bir karton parçası bu işi rahatlıkla görür. Alan derinliğinizi koruyarak mümkün olduğunca hızlı enstantane kullanın.

* Poz ölçümünü çiçeğe 15 cm mesafeden yapın ve poz değerlerini sabitleyin (kilitleyin). Daha sonra tesbit ettiğiniz poz değerininin negatif film kullanıyorsanız bir stop üzerinde ve bir stop altında pozlayarak; dia kullanıyorsanız yarım stop üzerinde ve altında pozlayarak basamaklama (bracketing) yapın.
__________________


evet macro için bir deneme çekim yaptım,bana göre biraz oldu gibi.

properties

shutter:1/100sec
aperture:f4,00
focal length:92,00mm
ıso speed:50
light source:day light
file size:633kb
picture size:2020x1775 pixels


(yok)

isik Nedir? Fotografcilikta isigin onemi,konu anlatim

fotografcilar soyle der:" fotografi yapan siz degil isiktir" sanirim fazla soze gerek yok, dersimize, baslayalim...


A - ISIK

Görme olayı ışıkla başlar. Işık görsel nesnelerin bize yansımasını, dolayısıyla görmemizi sağlar. Çizimi istenen biçimin bir yüzeyde gerçekleşmesi, yansıtmış olduğu ışık değerlerinin doğru görülmesi ve doğru yerleştirilmesiyle olasıdır. Resmetme olayında ışık beyazla, ışığın yok olması da beyazın giderek siyaha dönüştürülmesiyle anlatılır. Işık etüdü için doğa güzel bir öğretmendir. Doğal nesnelerin ışık değerleriyle etüt edilmesinde amaç; objeyi kağıtta yinelemek değil biçimini, şeklini, dokusal yapısını, parlaklığını, matlığını ve planlarını yansıtan ışık değerlerinin nasıl bir düzenle yerlerini aldıklarını görmek ve kişisel yorumlarla bütünleştirmektir. Böyle bir çalışmadan hareketle izlenimlerimize dayalı bir yorum, bir düzenleme de yapılabilir.

B- FOTOĞRAFTA IŞIK

Işık, tüm görsel sanatların temelidir ve fotoğraf da ışıktır. Fotoğraf yapmanın ilk adımı olan ışık, fotoğraftaki görselliğin nedenidir. Nasıl resim boya ile çiziliyorsa fotoğraf da ışıkla çizilir. Bir çekimde fotoğraf makinesinin ayarları ışığa göre yapılır. Çünkü fotoğrafın kaynağı ışıktır (Photo Yunanca ışık anlamına gelir). Bir ölçüde fotoğrafın başarısı ışığa bağlıdır, yani ışıklandırmayı doğru yapmak gerekir. Işığın en önemli işlevi fotoğrafın çekilmesini sağlamaktır. Işığın olduğu yerde gölge de vardır. Işığın şiddeti gölgenin keskinliğini de beraberinde getirir, soft ışık ise yumuşak gölgenin oluşum nedenidir. Eğer fotoğrafın bir bölümüne ışık yeterli gitmezse siyah çıkacaktır. Aşırı ışık alan kısımda beyaza kaçacaktır. Öğle ışığında çekilen bir fotoğrafta her şey çok sert ve daha kontrast olacaktır. Sonuç olarak gerek yaratılan ( yapay ) ışık kaynağı gerekse doğal ışık olsun doğru kullanılması önemlidir. Çünkü ışık fotoğrafın temel taşıdır. Bu nedenle ışığı iyi bilmek ve buna göre de iyi değerlendirmek gerekir. Çekim sonrası karanlık odada yapılan işlemler de, ışıklamaya dayanır. Yani fotoğraf ışıkla başlar, ışıkla biter.

Işık, doğadaki elektromanyetik dalga biçimlerinden biridir. Radyo, radar dalgaları, kızılötesi ışınları gibi. Doğada bulunan bir nesnenin görülmesi için o nesnenin ışık yayması ya da yansıtması gerekir. Genellikle bir cisme çarpan ışık az ya da çok yansır. Işığı yansıtma derecesine göre cisimler saydam ( cam, su, hava ) yarı saydam ( buzlu cam, ince yağlı kağıt ) saydamsız ( taş, tahta, demir ) diye sınıflanır. Ama yine de bu, cismin özelliği, kalınlığı vs. ile de yakından ilgilidir. Işığın yapısı ulaştığı yüzeyin yapısıyla çakıştığında farklı etkiler yaratır. Işığın yansıma özelliğinin yanında kırılma özelliği de vardır. Farklı yoğunluktaki ortamlarda, bir ortamdan diğerine geçen ışık kırılır.

Önemli olan uygun ışığı seçebilmektir. Tıpkı uygun bir kompozisyonu seçmek gibi. Işık; dolaylı, doğrudan, cephe ışığı (gölgeleri yok ederek yüzeysel bir etki oluşturur ve aydınlanan cisim düzlemsel görülür), tepeden gelen ışık (kütlenin ağırlığını ve yer çekimini vurgular), ters ışık (kütlenin biçimini ortaya koyar), yan ışık ( ışık-gölge yardımıyla dokuyu ortaya çıkartarak derinlik hissi verir), olarak ele alınabilir. Ayrıca geliş açılarına ya da doğal nedenlere ( kar, yağmur, deniz kenarı, yüksek yerler ) göre ışığın durumu da değişir. Işık, salt fotoğrafın oluşumunda rol oynamaz aynı zamanda sanatsal bağlamda da belirleyici olur. Kullanılan ışık tarzı fotoğrafın estetik değerinde etkili olur. Fotoğrafta ışığın kullanış biçimi gölgeyi belirler. Bu da bireysel farklılıkların getirdiği bir ayrıcalık, bir tarz olabilir. Gölgenin sert olması grafik, yumuşak olması resimsel tavrı oluşturabilir. Işık, Klasik resimdeki belirlilik ya da Barok resimdeki belirsizlik gibi biçimsel bağlamda kullanılabilir. Işık, doğa ve stüdyo fotoğraflarının yanında fotogramda da önemli bir özelliktir. Fotoğrafın aracı olan ışığın bilgisine sahip olmak çekilen fotoğrafın kaliteli olmasını sağlar. Böylece fotoğrafta yaratı alanlarından biri olur.

* Işık, nesneleri görünür kılar,
* Işık, siyah-beyaz ayrıntıyı belirler,
* Işık, mekan ve derinliği sembolize eder.,
* Işık, atmosfer yaratır,
* Işık, imgesel anlatım aracı olarak kullanılabilir.
( Işığın, Fotoğrafta Estetik Aracı Olarak Kullanımı-Yusuf Murat Şen )

Sonuç olarak başarılı bir fotoğraf çekimine atılan ilk adım, ışık bilgisi kadar deneyim de gerektiren bir olaydır. Tıpkı resim yapmak gibi fotoğraf çekmek... Işığın tarihine bakacak olursak ışığın yeniden keşfi olan Empresyonizmi ( izlenimcilik ) gözden geçirmek gerekir. Empresyonistlerde resim, ışık ve renk duyumlarının belirlediği kontursuz bir bütün olarak ortaya konuyordu. Işık ve renk İzlenimci Sanat içinde temel iki duyumdur ve analizi önemlidir. İzlenimcilerden önce ışık Rönesansta, Barokta vs kullanılmıştır. Rembrandt'ın portreleri, El Groce, Frans Hals, Delacroix'in resimlerinde ışık, bu sanatçıların sanatlarında hep figürlerin plastik değerlerini ortaya çıkarmada, tablonun kurgulanmasında kullanılan bir araçtır. Işık soyut ve idealize edilerek kullanılmıştır. İzlenimcilikte ise ışık başlı başına bir değerdir, ön plandadır. Güneş ışığını yapıtlarında duyumsal bağlamda çok güzel kullanmışlardır. İzlenimci resimlerde ışık, güneş ışığı olarak nesnelerin sınırlarını kaldıran renge dönüşmüştür. Çünkü izlenimcilik ışığın yeniden keşfidir. Bu keşif nedeniyle ışık, renkle el ele vererek renkli ışık halinde resim sanatında ortaya çıkmıştır. İzlenimcilikte resim atölyeden doğaya taşınmıştır. İşte ışık böyle keşfedilmiştir. Renkte yeniden ve geniş kapsamlı bir şekilde, gözlemsel bağlamda olduğu kadar bilgisel anlamda da (puantilizm ) ele alındı. Çalışmalar adeta ışığı resimliyordu, konturlar erimiş geriye renk ve ışık kalmıştı. Gün boyu ışığın nesneler üzerindeki değişikliği resmediliyordu. Çünkü ışık daha önceki dönemlerde kompozisyonun elemanıyken izlenimcilerin temel konusu olmuştur. İzlenimcilik öncesi resimde siyah gölgeler, beyaz ışıklar İzlenimcilerde yerini ışıklı renklere bıraktı. Işık ve renk birlikteliği çok ciddi bir şekilde kullanılmıştır. Tayftan geçen 7 renk doyasıya gündemde tutulmuştur. Sonuç olarak İzlenimci resim ışık ve renk sanatıdır. Işık, hava, atmosfer ve izlenim; işte İzlenimci görme, 1860'larda başlayan farklılık 19 yy'ın ikinci yarısı, 20 yy'ın ilk çeyreği Fransa'da başlayan devrim. O dönem fotoğrafta karşılığını fotogramda bulmuştur.

(yok)

<- :: ->

Sayfa Altı Fırsatları