Cılgınca Bir Blog !!! - Blogcu



CilginlarS Blog // Reklam Bölümü

Sohbet, Aşk, Meşk,Hikaye, Şiir , Burç ve Aradığınız Herşey.

Hayat Kurtaran Dualar

Uykudan Uyanılınca Okunacak Dua

Huzeyfe bin Yaman ve Ebî Zer radıyallahu anhumâ'dan gelen bir rivayete göre; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem uykusundan uyandığı zaman:

Elhamdü lillah-illezî ahyânâ ba'de mâ emâtenâ ve ileyh-in-nuşûr derdi. Buhârî

Yani : Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah Teâlâ'ya hamdolsun. Zaten dönüşümüz de O'nadır.

Helaya Girmeden Önce Okunacak Dua

Hazreti Enes'ten, radıyallahu anhumâ'dan gelen bir rivayete göre; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem helaya girmeden evvel:

Allâhumme innî eûzu bike min-el-hubsi velhabâis derdi. Müslim, Buhârî

Yani: Allah'ım, erkek ve dişi olan şeytan(cin ve mikroblar)dan San'a sığınırım.

Heladan Çıkarken Okunacak Dua

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem heladan çıkarken şöyle buyururdu:

Elhamdu lillâh-illezî ezâkanî lezzetehû ve ebkâ fiyye kuvvetehu ve defea annî ezâhu. İbnu Sünnî ve Teberânî

Yani : Lezzetini bana tattıran, güç yetmeyi ve kuvveti bende bırakan, ezâyı da benden defeden Allah Teâlâ'ya güzel övgüler olsun.

Bazan da bu manaları toplayan sadece Ğufrâneke derdi. Ebû Dâvûd

Yani: Ya Rabb. Bunca nimetlerin şükrünü edâ etmemekten ibaret hatalarımı örtmeni Sen'den dilerim


Yemeğe Başlamadan evvel Okunacak dua

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yemeğe doğru yaklaşırken:

Allâhumme bârik lenâ fîmâ razaktenâ ve kınâ azâb-en-nâr. Bismillah derdi. İbnu Sünnî

Yani: Allah'ım, bana rızk olarak verdiğin şeyler ( yemek ve içmekler )de bereketler ver ve şifalı kıl; ateşin azabından koru. Allah'ın adıyla.

Başlangıçta bunu unuttuğunuz zaman, hatırladığınızda aynı duayı söyleyin evvelehu ve âhirahu kelimelerini ilave edin. Tirmizî

Yemekten Sonra okunacak Dua

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yemek yedikten sonra

Elhamdü lillâh-illezî et'amenâ ve sekânâ ve cealenâ müslimîn derdi. Ebû Dâvûd, Neseî

Yani: Bizi yediren, içiren ve müslüman kılan Allah Teâlâ'ya güzel övgüler olsun.

Kim bir yemek yerse, akabinde:

Elhamdü lillâh-illezî et'amenî hâzâ ve razekanîhi min ğayri havlin minnî ve lâkuvvetin derse, geçmiş günahları mağfiret olunur. Tirmîzî

Yani: Benden güç ve kuvvet olmaksızın şunu bana yediren ve beni onunla rızklandıran Allah'a hamdolsun

Evden Çıkarten Okunacak Dua

Bir kimse evden çıkarken:

Bismillah, tevekkeltu alallah lâhavle ve lâkuvvete illâ billah derse, ( melekler veya Allah tarafından) ona şöyle denilir: Korundun, muhafaza edildin ve hayrlı işlere iletildin. Şeytan da ondan uzaklaşır. Tirmîzî, Ebû Dâvûd, Neseî


Yani. Allah'ın adıyla, Allah'a dayandım. Güç, hareket ve kuvvet ancak Allah Teâlâ'nın inâyetiyledir; başka değil


Zehir, Büyücülük ve Mikrobların tesir Etmemesi İçin Okunacak dua

Eûzu bikelimât-illâh-it-tâmmâti min şerri mâ halak.

Allah'ın yarattığı her mahlukun şerrinden, Allah Teâlâ'nın tam ve mükemmel olan isim ve sıfatlarına, kelâmına sığınırım.

Her mü'minin dâimî iman şuuru içerisinde zikir ve dua ile allah'la beraber olması gerekir. Zikrin birçok çeşitleri vardır: İlim öğrenmek zikirdir; Kur'an'ı okumak zikirdir; hadis okumak zikirdir; dinin helal ve haram etteği şeyleri bilmek, öğrenmek ve öğretmek zikirdir. Bu zikrin bir kısmı da, dua ve yalvarıştır. İşte bu dua ve yalvarışla, insanla Allah arasında bir münasebet kurulur. Herşeyden evvel insan, Rabb'inin murakabe edici olduğunu bilip inanmalıdır. Böylece huzurunda acz ve fakrini itiraf ederek kul, O'na yalvarır. O'nun Rubûbiyetini iman şuuruyla idrak ettiği kadar, ihtiyaclarını dergahına arzeder. Eğer birisine tebliğde bulunursa, ilk evvela Rabb'ine yalvarır:

Rabbi-şrah lî sadrî; ve yessir lî emrî; vahlul ukdeten min lisânî; yefkahû kavlî. ( Tâhâ sûresi/25-28). Her tebliğde bulunuşunda bunu ihmal etmez. Yani: Ey Rabbim.. Göğsüme genişlik ver. İşimi kolayla. Dilimden düğümü çöz. (Tâki) sözümü iyiden iyiye anlasınlar.


İş Mahalline gidip İşe Başlarken Okunacak Dua

İş mahalline gidip işe başlarken müslüman; şunları okur:
" Üç kere Bismillâhillezî lâyedurru measmihi şey'un fil'ardı velâ fissemâi ve Huv-es-Semîu-l-alîm diyen kimseye hiçbir şey zarar vermez ve ona zehir tesir etmez. " Ebû Dâvûd, Tirmizî

Yani: " Allah Teâlâ'nın adıyla ( işime başlarım; çünkü) O'nun İsminin anılması anında, yerde ve gökte olan hiçbir şey zarar vermez. Her hal ve kârda Allah işitici ve bilendir."

Birçok eserlerde: Bunu söyleyene nazar da değmez denilmiştir.

" Üç kere Eûzu bikelimât-illâh-it-tâmmâti min şerri mâ halak sabah ve akşam veya gecede diyene zehir ve büyücülük tesir etmez." İbnu Habban

Yani: " Yaratmış olduğu herşeyin şerrinden Allah Teâlâ'nın tam olan kelimelerine (isimlerine) sığındım.

"Üç kere Allâhumme innî eûzu bike min-el-hemmi velhuzni ve eûzu bike min-el-aczi velkeseli ve eûzu bike min-el-cubni velbuhli ve eûzu bike min ğalabet-id-deyni ve kahr-ir-ricâli diyen kimseye keder galebe çalmaz ve borcu ödenir." Ebû Dâvûd

Yani: " Allah'ım, keder ve üzüntüden San'a sığınırım. Acizlik ve tembellikten San'a sığınırım. Korkaklık ve cimrilikten San'a sığınırım. Adamların bana galebe çalmasından ve borcun ağırlığından San'a sığınırım."

"Üç kere Allâhumme âfinî fîbedenî, Allahumme âfini fîsem'î, Allahumme âfinî fîbasarî ( üç kere; sonra) Allâhumme innî eûzu bike min-el-küfri velfakri, Allâhumme innî eûzu bike min azâb-il-kabri, Lâilâhe illâ Ente ( üç kere... sabah ve akşam) diyen kimseye afiyet ve bereket gelir." Ebû Dâvûd

Yani: " Allahım bedenime afiyet ver; Allâhım kulağıma afiyet ver; Allâhım gözüme afiyet ver. Allâhım küfürden ve fakirlikten San'a sığınırım. Allâhım kabrin azabından San'a sığınırım. ( elbette ) Sen'den başka ilah ( ma'bûd, mahbûb, maksûd, hâkim ve menfî tesir edecek hiçbir şey) yoktur. "

İmanın şuuru içerisinde bir mü'min, iş başında yukardaki duaların Arabcasını okur; manalarını düşünür; helal ve harama dikkat eder; iki üç saatte bir kere kendini Allah'ın huzuruna çekip içiçe girer ve düşünür, kontrol eder; geçmiş saatlerde bir hata olmuş ise istiğfar eder; hayra muvaffak olmuşsa Allah'a hamdeder. Bu takdirde işle uğraştığı saatlerin cümlesi zikir sayılır.

İktibas : Sevgi Bağı Dilârâ yayınları (Bu risâle ücretsiz basılıp dağıtılmak kaydıyla yazarı tarafından vakfedilmiştir. Muhtevası Ehli sünnet velCemaat itikadının muhkem kulblarından Hicri 6'ncı asırda yaşamış Sirâceddîn Ali bin Osman El-Ûşî el-Ferğânî'nin telifi olan Bed'u-l-Emâli adlı kasidenin Arabî ve türkçe açıklaması ve Hizb-i Azam duası " ki tesirli olduğu hakkında birçok sahih hadis vardır " ile müslümanın günlük okuması gereken dualardan ibârettir

(0)

Hz. Fatıma'nın (a.s.) meşhur nur duası

Nur olan Allah'ın adıyla. Nurun nuru olan Allah'ın adıyla. Nur üstüne nur olan Allah'ın adıyla. İşleri evirip çeviren Allah'ın adıyla. Nuru nurdan yaratan Allah'ın adıyla. Nuru nurdan yaratan, nuru Tur dağına, satır satır yazılmış bir kitap hâlinde, yayılmış ince deri üzerine, ölçülmüş bir miktarda, bezenmiş elçiye indiren Allah'a hamdolsun. İzzetiyle anılan, övüncüyle ünlenen, darlıkta ve bollukta şükredilen Allah'a hamdolsun. Allah'ın salât ve selâmı efendimiz Muhammed'e ve onun tertemiz Ehl-i Beyti'ne olsun.

(0)

Uykudan Kalkınca Okunacak Duâ

Peygamberimiz (-sallallahu aleyhi ve sellem-) uykudan kalkınca şöyle derlerdi;
"Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah'a hamd olsun. Ölümden sonra dirilmek haşr ü neşr olmak da yine Allah'ın huzurunda olacaktır." (7)

Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz yine buyurmuşlardır ki:
"Sizden biriniz uykudan uyandığı zaman şöyle desin:

"Bana ruhumu geri veren, vücûdumu afiyette kılan ve kendisini zikretmeğe müsaade eden, Allah'a hamd olsun." (Karizmatik

Yine Buhârî'nin Ubâde bin Sâmit-radıyallahu anh-dan rivayet ettiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:
"Kim uyku arasında uyandığında:


"Allah'dan başka ilâh yok, yalnız O vardır. Şerîki yoktur. Mülk O'nundur. Hamd de O'na mahsusdur ve O, her şeye kaadirdir. Allah'a hamdeder, Allah'ı tesbîh ederim. Allah'dan başka ilâh yok ve Allah en büyüktür, Allah'a dayanmaktan başka kuvvet, kudret yokdur." dedikten sonra; "Ey Rabbim beni mağfiret et" der, duâ ederse icâbet olunur; bir de abdest alırsa namazı kabul olunur. " (9)

"Kulun uykudan kalkınca söyliyeceği şeylerin en sevimlisi:

"Ölüyü dirilten Allah'ı tesbîh ederim ve O her şeye kaadirdir" demesidir. (10)

"Kim sabaha çıkınca:

"Ne iyinin ne kötünün tecâvüz edemiyeceği Allah'ın tam kelimelerine yarattığı şekil verdiği ve ektiği herşeyin şerrinden sığınırım" derse ins ü cinnin şerrinden muhafaza edilir. Yılan, akreb gibi şeylere sokulsa bile o gün akşama kadar zarar vermez. Akşamleyin bunu söylerse sabaha kadar hıfz u emân-ilâhîde kalır." (11)
(7) Ebû Dâvud,Tirmizi,İbn Mâce'den naklenTuhfetû'z-zâkirîn 72
(Karizmatik el-Ezkâr, 21.
(9) Buharî, Teheccûd, 21.
(10) bk. Ebû Dâvud, Vitr, 32.
(11) Müslim'den Tuhfetû'z Zâkirîn, 73

(0)

Ölüm Haberi Duyunca okunacak dua

Ölümün kendine hâs bir büyük korkusu vardır. Sizden birinize bir kardeşinin ölüm haberi geldiğinde şöyle desin:



"Biz Allah'a aidiz ve tekrar O'na dönücüleriz. Ey Rabbimiz! Onu sâlihlere ilhak et, ve zürriyetine geride kalanlarla beraber halef ol, yani muîn ol, onu ve bizi dîn gününde mağfiret et! Ey Rabbimiz onun ecrinden bizi mahrum etme, onun arkasından bizi fitneye duçar etme!" (32)

(0)

Ana Duası

Musâ peygamber, Tûr Dağı;nda Allah u Tealâ ile konuşma şerefine erdikten sonra:;Yâ Rabbi, benim Cennet;teki komşularım kimlerdir, bazılarını bildirir misin?; diye bir istekte bulunmuştu.
Allah, Musâ peygambere: ;Senin Cennet;teki komşularından biri, falan yerde yaşayan bir kasaptır. Görmek istersen, dükkânı falan yerdedir. Git, bir gece kendisine misafir ol,buyurdu.
Musâ Peygamber, bu kasabın nasıl bir iyilik işleyerek kendine Cennet;te komşu olmayı hak ettiğini düşündü. Bu merakla, onun bulunduğu bölgeye doğru yola çıktı. Nihayet kasabı bularak: Ey Allah'ın kulu, bu gece sana misafir olmak istiyorum, kabul eder misin? dedi.
Kasap: Hay hay! Tanrı misafirlerine, kapım daima açıktır, akşam olsun da eve birlikte gidelim, dedi.
Akşam olunca, kasap elindeki sepetin içini yiyeceklerle doldurdu. Birlikte evin yolunu tuttular. Eve gelince kasap:
; Bana müsaade buyurun, evvela şu salıncakta, değerli bir misafirim daha vardır. Onun hatırını sorup ihtiyaçlarını karşılayayım, sonra sizinle ilgilenirim, dedi. Odanın bir köşesinde asılı duran salıncaktan yaşlı bir kadın çıkardı. Altını temizledi, elbisesini değiştirdi. Adeta bir iskeletten ibaret kalmış ihtiyarın bütün hizmetini görüp, yemeğini yedirdikten sonra, tekrar yerine yatırdı. O sırada İhtiyar kadının anlaşılır anlaşılmaz bir şeyler söylendiği duyuldu. Kasap da bu sözlere ;âmin; dedi.
Musâ peygamber sordu:;Bu kimdir ki, kendisine bu kadar özenle hizmet ediyorsun?
Kasap: Bu benim anamdır. Vaktiyle benim bütün zahmet ve sıkıntılarıma katlanmış vefakâr bir kadındır. Şimdi ben de kendisine evlâtlık görevimi yapmaya çalışmaktayım.
; Peki, hizmetinin sonunda bir şeyler söyledi, sen de âmin, dedin; ne dedi ki?
; Annem, hizmetlerimden çok memnun kaldığı için, bana her gün, ;Oğlum, Cennette Musâ Peygambere komşu olasın.; diye dua eder; ben de âmin derim. Bu olacak iş mi? Musâ Peygamber kim, ben kim? Ben onun yanına bile yaklaşabilir miyim hiç?
Bu esnada kendisini tanıtan Musâ Peygamber: ;Müjdeler olsun sana, dedi.;Ben Musâ Peygamber;im. Cennette senin bana komşu olacağını Allah haber verdiği için, komşumu görmek üzere buraya gelmiştim. Anana hizmetten sakın geri kalma,; diyerek oradan ayrıldı.

(1)

<- :: ->

Sayfa Altı Fırsatları