.


TAŞINDIK..

YENİ SAYFA İÇİN TIKLAYIN
www.mesutdemiratar.tr.gg

Ask Yazilari - Cılgınca Bir Blog !!! - Blogcu




seni seviyorum

Seni Seviyorum
HATIRLARMISIN SEVGİLİNDEN AYRILDIĞIN GÜNÜ.
HATIRLARMISIN TERKEDİLDİĞİN O İLK GECEYİ,
KALBİN YERİNDEN FIRLAYACAKMIŞ GİBİ,
HERŞEYE İSYAN EDEN TAVRIYLA ATARKEN,
GERİ DÖNMESİ İÇİN,AYAKLARINA KAPANACAK KADAR KÜÇÜLMÜŞKEN,
HATTA DAHA İLERİ GİDİP ,
ONUN GEÇTİĞİ YOLLARI ÖPMEK İSTEDİĞİN O ANLARI HATIRLA.
SEVİLMEDEN SEVDİĞİN O GÜNLERİ,
AKLINDAN BİR BİR SİLİP ATMAK İSTEDİĞİNİ,YENİ BİR AŞKA KOLLARINI YIRTILANA
KADAR AÇMAK İSTEDİĞİNİ,VE BU AŞKTA YAŞAYAMADIKLARINI YAŞAMAK,
UMUTLARINA KAVUŞMAK VE YAŞANAN TÜM ACILARI UNUTMAK İSTEDİĞİNİ,
ŞİMDİ AŞIK OLMUŞKEN ONU KAYBETMEK İSTEMEDİĞİNİ,
MAVİ DÜŞLERE DALMIŞKEN UYANMAK İSTEMEDİĞİNİ,
ARTIK BEKLEMEK İSTEMEDİĞİNİ,
İŞTİ TAM BUNLARI BULMUŞKEN,
VE BUNLARI KAYBETMEMEK İÇİN
ŞİMDİ HAYKIR
SENİ SEVİYORUM,
VE HAYKIRIYORUM
AŞKI YARATAN BENİM SEVGİLİM....

(1)

A $ k I M

A $ k I M  Sensiz olmuyor bebegim sensiz zaman hic gecmiyor Sensin benim tek teselim Sadece seni sevdim Saat gece 12 karanlik cóktú icime Efkarliyim yine daldim hayaleline Yildizlara bakip ismini yazdim hepsine Allahim sen sabir ver sevenlere Sen orada ben burada daglar ta$lar engel a$kima Ya$anmiyor sensiz bu dúnya Neydi gúnahim neydi sevabim Birak bunlari allin size isyanim Neden bu kadar uzaktasin Hadi gel yanima kalbim yer acti a$kina Bitmeyen sevgi ugruna canim fedadina adina Hadi bebegim gir kuluma gidelim uzaklara Senle ben yanyana ya$ayalim a$ki doyasiya Sensiz bu dúnya yok yok imkansiz olamaz bóyle bir mana Seninleyim ba$ka cagresi yok bebegim Ya$ama sevincim sensin In$allah beni hic terketmezsin Sen herseyden daha ózelsin herkezden daha gúzelsin Sen varya sen hayatimda tek gúvendigim ki$isin Sensiz gúnlerim gecmiyor bu kalp seni sevmi$ ba$kasini sevemiyor Seniszlik beni eritiyor ayni bir ólume benzetiyor sensizlik olmuyor A$kim bir volkan gibi ta$tim Seni bulmak icin ahh ne yollar actim Ne olursun dón geriye kollarimi actim Her$seyi birakip bak yine sana kactim Seni kalbimden silemedim atamadim Resmini yakamadim ba$kasina bakamadim Seni bana beni sana alamadim Sensiz buralarda yanliz kalamadim Sensiz olmuyor sevgilim anlasana Ne olursun beni bir kez hatirlasana Ba$kasina gidecegine benimle kalsana Ne olur baksana yúregimi yaksana Benden sana hediye sevgi dolu kalbim Bir gún eger sevgilim bana geri dónersen Birdaha bana sarilip seviyorum dersen Dúnyalar benim olur a$kim bir bilsen Cek git deme gidemem Unut beni deme aklimdan silemem Seninle ba$ladim bu yolla Sensiz devam edemem Gúlúm bir tek umudum Seni sana veremem O gúzel dú$unceler Aklimdaki hayyeler Birak olsun cileler Gúlu$ún bana yeter Ellimde sigara duman dolu kafaYine iciyorum kahrima Resmine baka baka Zaman durdu sanki Her$ey bo$ sensiz bu dúnya gecmiyor zaman Birakin donunmayin yarama Caresizlik yine vurdu ba$ima Derde deva hani nerde cózúm Sabreden dervi$ beklemekten gebermi$ sabir demeyin bana Sabir kalmadi dayanmiyor bu yúrek bu aciya Sensizim yine dert dolu kafa Sensiz olmuyor bebegim sensiz zaman hic gecmiyor Sensin benim tek teselim Sadece seni sevdim

(yok)

Aşk'ın KanunLarı

Umumi Hükümler
Madde 1- Herkes aşık olabilir.
Madde 2- Hiç kimsenin aşkına mani olunamaz.
Madde 3- İyiyi kötüyü ayıramayan kimse aşık olamaz.
Madde 4- Aşık sevgilisini kendini sevmeye zorlayamaz.
Madde 5- Aşık olduğunu iddia eden kimse bunu ispata mecburdur.
Madde 6- Aşkın karşılıklı olması şart değildir.
 
II- İlan-ı Aşk
Madde 7- İlan-ı aşk, tek taraflı yönetilmesi gerekli bir irade beyanıdır. Bu ilan bir şekli mahsusa tabi değildir.
Madde 8- İlan-ı aşk, yazılı şekilde olursa buna 'Aşk Mektubu' denir.
Madde 9- İmzasız aşk mektupları hiçbir hüküm ifade etmez. Meğer ki muhtevası yazarının hüviyetini sevgiliye haber vere.
Madde 10- Aşk ilan-ı sarih (belirgin) olabileceği gibi zimni de olabilir.
Madde 11- Aşk mektubunun yırtılarak mursile(gönderene) iadesi sarih bir red veye yeni bir icaba davet mahiyetindedir.
Madde 12- Sarih veya zimmen reddedilmemiş bir icaba mahiyetindedir.
 
III- Aşk Birliği
Madde 13- Tarafların karşılıklı olarak ilan-ı aşk etmeleriyle 'aşk akdi' doğar.
Madde 14- Birliğin devamı ve sariyeti için sevgililer hüsnüniyetle her çareye başvurabilir.
Madde 15- Bu maddelerin uygulanmasında A.K'nın 2.madesi kıyasen tatbik edilir.
 
IV- Birliğin Sona Ermesi
Madde 16- Taraflardan biri, diğerinin aşkını istismar ederse kusursuz taraf, birliği her zaman ve tek taraflı bir irade beyanı ile feshedebilir.
Madde 17- Aşıklardan birinin ölümü, ihaneti, yeni bir aşk birliği kurması gibi hallerin her birinin vukuunda birlik kendiliğinden fesih olur.
Madde 18- Taraflar karşılıklı olarak anlaşaraktan birliği feshedebilirler.
Madde 19- Bir maşuk aynı zamanda bir kaç aşığı idare ediyorsa 'hüsnüniyet' iddiasında bulunamaz.
 
V- Sona Ermenin Neticeleri
Madde 20- Birlik taraflardan birinin ölümü ile sona erirse, diğer taraf sevmekte devam edebilir.
Madde 21- Bir tarafın ihaneti halinde, kusursuz taraf, örf ve adete göre dilediği müeyyideyi tatbik etmekte serbesttir.
Madde 22- Bu kanunda, hakkında hüküm bulunmayan meselelerde örf ve adet, o dahi yoksa, Aşkın Kanunu'nun umumi hükümleri tatbik olunur.

(yok)

AŞk Sembollerİ

Aşk garip bir oyun. Ayrıca garip olan sadece aşkın kendisi değil, aynı zamanda aşkın sembolleri de oldukça farklı. Gelin aşkın sembollerine birlikte bir göz atalım...

Ejderha
Ejderha özellikle çinde büyük bir önem taşıyor. Çünkü ejderha üretkenliğin bir simgesi ve bu yüzden de hiçbir kutlamada eksik olmuyor. Ayrıca bu yıl "Ejderha" yılındayız... İlgilenenlere duyurulur!
Gül
Gül antik astrolojide Venüs'ün ve aşkın simgesi olarak kabul ediliyordu. Gerçi günümüzde de anlamını hala yitirmeyen gülün yeri her zaman ayrı olacak.
Yumurta
Yumurta Yahudilerde, Hıristiyanlarda ve aynı zamanda filozoflar için üretkenlik anlamını taşıyordu.
Elma
Havva'nın Adem'i baştan çıkartması elmaya bağlanıyor. Herhalde o gün bugündür de elmanın erkekleri baştan çıkarmak için kullanılan bir meyve olarak kabul edilmesi gayet doğal.
Timsah
Gambia'da bir söylentiye göre nehirde beyaz bir timsah görürseniz, çok çocuğunuz olurmuş. Nehirde beyaz timsah gören oldu mu bilinmez ama, ülkemizin beyaz timsah görmeye hiç mi hiç ihtiyacı yok.
Nişan yüzükleri
Hayatını birlikte geçirmeye karar veren çiftlerin ve sonsuz sevginin simgesi olan nişan yüzükleri çok eskilere dayanıyor. Güncelliğini de hala yitirmedi.
Ay
Gece tanrıçası Sirona'nın simgesi olan ay, aynı zamanda üretkenliğin de bir simgesi.
Yılan
Yılan birçok kültürde görüntüsü ve hareketliliğinden ötürü cinsellikle karşılaştırılıyor.
Salatalık
Freud için dik duran herşey erkeklerin cinsel organını simgeliyor, özellikle rüyalarda. Ayrıca daha antik çağda bile dik duran nesneler tanrıların cinsel organını simgeliyordu.
Dudaklar
Kırmızı dudaklar her zaman kadınların cinselliğe hazır olduklarını ve birşeyleri arzulamaya başladıklarını gösteren bir simge olmuştur.
Kurbağ
Eskiden kurbağ gören kişinin ikizleri olacağı düşünülürmüş. Ayrıca kadınların kurbağ gördüklerini söylemeleri cinsel ilişkiye girmek istediklerini belirtirmiş.

(yok)

Sakın Elimi Bırakma

Ilık rüzgarla gelen bir müzik sesiyle dalıverdim uzaklara; "Aşık olmak günahsa ben bir günahkarım, pişman değilim tanrım…" diyordu yumuşak bir ses… bir sızı saplandı ilk önce kalbime… sensizlik yüreğimi yakıyordu, sana hasrettim… sarı kurumuş yapraklar arasında yürürken rüzgarın yüzüme vurmasıyla kokunu duydum sanki… yalnızdım… mutsuzdum, sen yoktun… ebediyen gitmiştin… Şimdi yanımda olsaydın kollarınla beni sarar, yüzüme dağılan saçlarımı parmaklarınla düzeltirdin.. iki taraftan kulaklarımın arkasına sıkıştırır, "Böyle daha güzel aşkım"derdin… yüzüme düşen saçlarıma tuzlu gözyaşlarım karışıyor şimdi. "Sakın ha ağlama, seni birgün bile ağlarken görmek istemiyorum" derdin bana… şimdi bir yerlerden bakıyorsa gözlerin üzülüyorsundur… ama gözyaşlarıma söz geçiremiyorum sevgilim... Hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktık? Hani birbirimizi terketmiyecektik? Neden beni tek başıma bırakıp gittin aşkım.? Kaza haberin geldiğinde inanamadım… evimizden nasıl çıktığımı bile hatırlamıyorum… hastanede seni öyle kanların içinde baygın bir şekilde görünce dünya başıma yıkıldı… elini tuttum ve sen gözlerini açtın "Sakın ha! Sakın elimi bırakma" dediğin zaman bile "Gözlerindeki ormanda yağmur yağmasın" dedin… yanaklarımdan süzülen sicim gibi yaşlar yüzüne döküldüğünün farkında bile değildim.. ameliyathanenin kapısına kadar elini hiç bırakmadım ve mecburen elini ayırdılar benden… saatlerce o odada kaldın… çıktığın zaman komadaydın… doktorlar ümitsizce gözlerime bakıyordu… seni odana götürdüler.. neydi, neden o makinaları vücuduna bağlamışlardı.? Sen yaşayacaktın.. beni bırakmayacaktın yemin etmiştin..yavaşça elimi elinin üzerine koydum.. hiç kıpırdamıyordun… günlerce başucunda bekledim… farkında bile değildin… hep uyuyordun… yanında seni beklerken; geçirdiğimiz günler bir film şeridi gibi gözlerimden geçti… beni kızdırmaların, sinirletmelerin ve ondan sonra gönlümü almak için bütün evi ben yokken çiçek bahçesine çevirmen… doğumgünlerimizde birbirimize aldığımız müzik kutuları… hani son doğumgününde sana mavi bir kazak almıştım da hemen giyip mankenlik yapmıştın ya ve ben seninle dalga geçmiştim sen de pastayı alıp yüzüme yapıştırmıştın ve sonra da bütün evi pastayla alt üst etmiştik… ne kadar deliymişiz, ne kadar aşıkmışız… mavi kazağını son gördüğümde kanlar içindeydi.. kaza günü onu giyiyormuşsun meğer… çok sinirlettin beni, nasıl çıkacak şimdi kazaktaki kan lekeleri? Olmadı şimdi, iyileşir iyileşmez kazağını sen yıkayacaksın.. onu sana ben aldım atmak olmaz ki… Hala uyanmadın… bir hafta geçti hiç bir kıpırtı yok…doktorların biri gidiyor biri geliyor.. söyledikleri hiçbirşeyi artık anlamıyorum.. bu arada o yağmurlu gün geldi aklıma.. bisikletlerle yarış yaptığımız o gün.. hani ani bir yağmur başlamıştı da eve zor yetişmiştik.. balkonda durup yağmuru izlerken bir gün bebeğimiz olursa ismini Yağmur koyalım demiştik… bizim yağmurumuz yaz yağmuru olsun demiştik… Ve bir gün daha geçti işte, yanında sen o yatakta hareketsiz yatarken bir gün daha geçti… elim elinde.. ve başım yatağın yanında, kendimden geçmişim.. ve aniden elin elimde kıpırdadı.. aniden kırmızı, şiş gözlerimi sana çevirdim… ve gözlerini açtın… o halinle bile gülümsüyordun bana… dudaklarına küçücük bir öpücük kondururken sessizce gözlerimden yine bilinçsizce tuzlu gözyaşlarım dudaklarına düştü… kızar gibi yine baktın bana… "Tamam" dedim "Ağlamıyacağım…" Gözlerime baktın buğulu… hiç beklemediğim bir anda dudakların kıpırdamaya başladı "Affet beni" dedin, "Birbirimizi terketmiyecektik, hala daha da seni terketmedim ama…." dedin ve gerisini duymak bile istemiyordum, parmaklarımla dudaklarını kapattım, "Konuşma, yorulma, sonra konuşuruz" dedim ama başınla "Şimdi" dercesine işaret ettin… "Şehre inmiştim, yıldönümümüz için beğendiğin tek taşlı pırlanta yüzüğü alacaktım, aldım da… yanında 25 tane gül vardı, arabanın torpido gözünde yüzüğün, koltukta da güllerin vardı" dedin… ve devam ettin "Hayatımda geçirdiğim en güzel yılları seninle paylaştım, gözlerim, kalbim hep yanında olacak, arabadan emanetlerini almayı unutma" dedin bana… gözlerimdeki yaşları artık durduramıyordum… "Bir dahaki sonbahara yürüdüğümüz yolda yanlız yürüyeceksin ve çok güçlü olacaksın, beni affet aşkım seni bensiz bırakıyorum, seni canımdan çok seviyorum, son bir öpücük ver bana" dedin ve bir elim elinde bir elimle alnını okşarken istediğini yaptım dudakların sıcaktı ve aniden makineden ince bir ses geldi, elin elimden kopuverdi…. Gözlerin yavaşca kapandı…. Doktorlar koşup geldiler… öylece orda kalıverdim hareketsiz kaldım, donmuştum, sen yoktun artık… doktorlar seni götürdüler… artık sen yoktun, yanlızdım.. Ve şimdi sensiz geçen ilk sonbahardayım… yürüdüğümüz yolda kurumuş yaprakların arasında tek başınayım. Arabadan bana getirdikleri emanetlerimin biri evde diğeri parmağımda… yüzüğünü yaşadığımı sürece parmağımdan, güllerini yatağımın yanından hiç ayırmayacağım… mavi kazağını yıkadım, temizledim… yastığının üzerinde duruyor.. Hazan mevisimi, hüzün mevsimi… aşk mevisimi.. ayrılık mevsimi… Kulağımda bana söylediğin şarkıyla yürüyorum tek başıma söz verdiğimiz gibi sarı yapraklı yolda....

"SANA RÜYA DIYEMEM, SENDEN UYANAMAM KI
NEREDE OLURSAN OL, SENINLEYIM BEN SANKI
BULUTLU GÜNEŞIMSIN, SEVGILIMSIN BENIMSIN
YAZ YAĞMURUM, KIŞ GÜLÜM, NEŞEMSIN KEDERIMSIN
SENINLE DOLU DÜNYAM, GÜNDÜZÜM GECEM SENSIN
ÖLSEMDE AYRILAMAM, BENLIĞIM RUHUM SENSIN..."

Biliyorum her an her saniye benimlesin, beni izliyorsun. Iyi ki şarkılar var ve şiirler. Sen sözünü tutmadın, beni bırakıp gittin. Belki birgün aşkım... Bu yağmurlar diner ve biz yine birlikte oluruz hiç ayrılmamacasına.

"HER YERDE HATIRAN VAR, HERŞEY SENINLE DOLU
HERŞEYDE SENIN IZIN, BU YOL AŞKININ YOLU
ALAMAZ BIN SEVGILI KALBIMDEKI YERINI
SANKI IÇIMDE AÇAR BU SARMAŞIK GÜLLERI.... "

Iyi ki şarkılar var...

(yok)

Büyümenin büyüsü...

Büyümek...

Kirlenmekmiş...

Beyin - yürek ,

Yürek - beyin arasındaki çamurlu yollarda gidip gelmekten,

Ayaklarının ağırlaşmasıymış adım attıkça,



Büyümek;

Çalmakmış...

Kendinden, masumiyetten.

Artmak değil, azalmakmış....



Büyümek;

Artık parfüm kokusunun,

Çürümüş içinin alkolle karışık erkek kokularını bastıramamasıymış,



Büyümek;

Hız treninin camından bakmak gibiymiş,

Geçip giden yüzlere...



Büyümek;

Aşkı ararken belki de tek gerçek aşkını kaybetmekmiş



(yok)

Ona sor Allah'ım

Kerem gibi tutuşmuş, nasıl yanmasın gönül?
Sevdası içerimde bir kızıl kor Allah’ım.
Bilmiyorum ben nasıl ediyorum tahammül,
Bu dünya bana zindan, gönlüme dar Allah’ım.
.
Bu yol erenler yolu, kim eyvahla geçer?
Bin yıllık bir yolu âşıklar, bir “ah”la geçer.
Bilirim bütün dertler bir vuslatla geçer,
Bu hasret, bu ayrılık bana kor Allah’ım.

Belki sevemezdim, bu dert bende olmasa
Rağbet olur muydu, gül dikende olmasa?
Eğer bütün umutlarım sende olmasa,
Rahmetin olmadan, kurtulmam zor Allah’ım.

Hep ferah tuttum gönlümü sana yâr diye,
Hallerime bakıp da bir sitemkâr diye.
Beni sebebsiz yakma, bir günahkar diye
Beni bu hallere koyana sor, Allah’ım.

Nasıl yanmasın ki; gönül haline
Felek haciz koymuş her emeline.
Bir dünyalık verilmemiş eline,
İki cihan senden başka. Kimim var? Allah’ım...


alıntı.

(yok)

<- :: ->

Sayfa Altı Fırsatları