aŞK aVATARLARI
http://cilginlars.blogcu.com
.
YENİ SAYFA İÇİN
www.mesutdemiratar.tr.gg
aŞK aVATARLARIhttp://cilginlars.blogcu.com
Bilgisayar Güvenliği
Bilgisayar güvenliği, bilgisayar kullanımıyla ortaya çıkabilecek risklerin kontrol edilmesiyle ilgilenen bilgisayar bilimi alanıdır. Ne yazık ki bilgisayarların bilgisiz ve dikkatsiz kullanımı maddi ve manevi zararlarla sonuçlanabilir. Bu zararlardan kaçınmak için bazı temel konuları bilmek ve bazı güvenlik önlemlerini almak gerekir. Bu yazıda, bu temel bilgi ve önlemlere değineceğiz.
Bilgisayar kullanımından kaynaklanabilecek riskler, çeşitli şekillerde ortaya çıkar. Çalıştırdığımız programlarda bulunması muhtemel açık/hatalar, bunlara yerleştirlmiş olabilecek arka kapılar, zarar verme amacıyla yazılmış virüs ve benzeri programlar, kötü niyetli kişilerin yapabileceği direk ve dolaylı saldırılar, aldatmaca girişimleri ve kullanıcı hataları bunlara örnektir.
İşletim sistemleri ve programlar bilgisayarınıza zarar verecek açık ve hatalar içerebilirler. Bu açıklar, kötü niyetli kişiler tarafından fark edilirse bilgisayarınızın yavaşlaması, hata vermesi, istemediğiniz şeyler yapması, kişisel bilgilerinizin çalınması, veri kayıpları gibi istenmeyen sonuçlar meydana gelebilir. Yazılım üreticileri, kendi ürünlerindeki hataları fark ettiklerinde bunları düzeltmeye çalışırlar. Bu nedenle sık sık işletim sistemlerinin ve diğer programların hata düzeltmeleri içeren yeni sürümleri çıkar. Bu yüzden bilgisayarınızın güncel kalması önemlidir. Bilgisayarınızı güncel tutabilmek için otomatik güncelleme programlarını aktif hale getirmeli, düzenli aralıklarla kullandığınız programların güncel sürümlerinin çıkıp çıkmadığını kontrol etmelisiniz. Windows işletim sistemi güncellemelerini http://update.microsoft.com/ adresinden takip edebilirsiniz. Herhangi bir Linux dağıtımı kullanıyorsanız, işletim sisteminin yanında kullandığınız tüm diğer programların güncellemelerini, paket yöneticisi programlarından tek tıklama ile yapabilirsiniz.

Firefox, Pardus ve ThunderbirdHer bilgisayar programı aynı oranda güvenli değildir. Bazı programlar, diğerlerine göre çok daha fazla hata/açık içerirler. Hatta bazı programlar, yalnızca başka bilgisayarlara zarar vermek amacıyla yazılmıştır. Bu nedenle güvenli yazılımları tercih etmek önemlidir. Genel olarak, büyük açık kaynak kodlu yazılım projeleri, pek çok kişi tarafından geliştirilip denetlenebildiğinden daha az güvenlik açığı içerirler. Siz de güvenli yazılımlar kullanmaya Firefox ve Thunderbird ile başlayabilirsiniz. Windows işletim sisteminin risklerinden tamamen uzaklaşmak için Linux tabanlı işletim sistemlerini kullanabilirsiniz. Örneğin Pardus, Tübitak UEKAE tarafından geliştirilen kolay kullanılabilir, Türkçe bir Linux dağıtımıdır.
Virüs, solucan (worm), truva atı (trojan) gibi programcıklar, bilgisayarlara zarar verebilecek yazılımlardır. Çeşitli kaynaklardan bilgisayarınıza bu tür zararlı yazılımlar bulaşabilir. Bu, bir disket, CD, DVD veya USB disk ile olabilir.

Zararlı yazılımlar: virüs, solucan, truva atıAncak şüphesiz Internet, zararlı yazılımların dağılması için en büyük kaynaktır. Özellikle ülkemizde gitgide yaygınlaşan ADSL veya KabloNet aracılığıyla sürekli bir Internet bağlantısına sahipseniz risk daha büyüktür. Virüs ve benzeri yazılımların bilgisayarınıza zarar vermesini önlemek için virüsten korunma (antivirus) yazılımları kullanmanız gerekmektedir. Bu yazılımlar, istediğiniz zaman bilgisayarınızı tümüyle tarayarak zararlı yazılımları bulup temizleyebilecekleri gibi, sürekli arka planda çalışarak gelen bir tehlikeyi anında kontrol altına alabilirler. Her gün yaklaşık üç yeni virüs ortaya çıkmakta ve tehlikeli virüsler ortaya çıkmalarından itibaren bir kaç saat içinde çok hızlı bir şekilde yayılmaktadır. Yeni virüslere karşı korunabilmek için güncel virüs bilgilerine sahip olmak gerekir. Bu nedenle bu programları üreten firmalar günde/haftada bir kaç defa virüs bilgilerini içeren veritabanlarını yenilerler. Virüsten korunma yazılımları kullanan insanların bilmesi gereken en önemli şey, bu yazılımların sık sık güncellenmesi gerektiğidir. Virüs ve diğer zararlı yazılımlardan korunmak için ücretli antivirüs programları kullanabileceğiniz gibi Antivir, Avast, AVG, ClamAV gibi başarılı ücretsiz programlar da kullanabilirsiniz. Windows dışındaki işletim sistemlerinde ise (MacOS, Linux, Solaris, BSD vs) bilgisayarınıza zarar verebilecek aktif virüsler bulunmadığı için antivirüs programları kullanmanıza gerek kalmaz.
İnternet üzerinden bir bilgisayara saldırı gerçekleştirmek isteyen kişiler, karşıdaki bilgisayarlarda açık bir bağlantı noktası ararlar. Böyle bir bağlantı noktası bulmaları halinde, özel bilgilerinizi, şifrelerinizi, kredi kartı numaranızı ele geçirebilir; bilgisayarınızı yasadışı işler için kullanabilir, sisteminize zarar verebilirler. Web tarayıcıları, e-posta programları, anında mesajlaşma programları, çok oyuculu oyunlar ve işletim sistemlerinde olumlu bir özellikmiş gibi görünen bazı hizmetler kolay kırılabilen bir bağlantı noktası yaratabilirler. Açık bağlantı noktalarını kapatarak dışarıdan gelen saldırıları engellemek ve bilgisayarınızda izin vermediğiniz programların Internet’e bağlantılarını önlemek için güvenlik duvarı (firewall) adı verilen yazılımları kullanılabilir. Örneğin, Windows XP kullanıcıları Service Pack 2 güncellemesini yükleyerek, ücretsiz bir güvenlik duvarına sahip olabilirler. Güvenlik duvarınızın aktif durumda olup olmadığından emin olmak için Denetim Masası’ndaki Windows Güvenlik Merkezi’ni ziyaret edilebilir.
Yukarıda belirtildiği gibi, bilgisayarla ilgili güvenlik risklerinin büyük bölümü Internet kaynaklıdır. Bilinmeyen Internet sitelerini ziyaret eden kullanıcılar, zararlı kodlar içeren web uygulamalarını çalıştırarak ya da virüs bulunduran dosyaları bilgisayarlarına indirerek bilgisayarlarına zarar verebilirler. Özellikle yasadışı içerikli siteler (Hack, Crack, Warez, Porno vs.) sizin bilgisayarınıza zarar vermekten de çekinmeyeceklerdir. Bu nedenle web tarayıcıların güvenlik uyarılarına dikkatsizce “evet” diyerek geçmek, her bağlantıya (link) bilinçsizce tıklamak, her dosyayı indirmeye çalışmak, kaçınılması gereken davranışlardır.
Bilmediğiniz E-postaları ve Dosyaları Açmayın

Güvenlik böyle sağlanmaz :)
Virüslerin ve diğer zararlı yazılımların kendilerini dağıtmak için en çok tercih ettikleri yöntem e-posta göndermektir. Tanımadığınız kişilerden gelen, başlıkları şüpheli olan ve ek dosya (attachment) içeren e-postaların virüs olma olasılıkları yüksektir. Böyle durumlarda e-postanın açılmadan silinmesi gerekir. E-posta veya anında mesajlaşma programları aracılığıyla (MSN Messenger, ICQ, GTalk vs) tanıdığınız birinden gelmiş gözükse bile bir dosya, kişinin haberi olmadan onun bilgisayarından bir virüs tarafından gönderilmiş olabilir. Hatta bir e-posta farklı bir kişinin e-posta adresinden geliyormuş gibi gösterilebilir. Bu nedenle tanıdığınız birinden ne olduğunu bilmediğiniz bir dosya aldığınızda, o kişiye geri dönüp bunu gerçekten onun yollayıp yollamadığını sormak en doğrusudur. Bunun dışında, son zamanlarda oldukça popüler olan paylaşım programları (BitTorent, Kazaa, I-Mesh, E-Donkey, DC++ gibi) telif haklarını ihlal eden dosyalar barındırmaları nedeniyle tartışılmalarının yanı sıra, farklı adlar altında zararlı dosyalar da bulundurabilmektedirler. Bu durumdan zarar görmemek için de bir virüsten korunma yazılımının aktif halde bulundurulması önemlidir.
Gerçek hayatta olduğu gibi Internet üzerinde de kişileri aldatarak ya da isteklerini suistimal ederek yasa dışı işler yapmaya çalışan insanlar bulunmaktadır. Toplum mühendisliği (social engineering) adı verilen bu davranış genellikle kişileri dolandırmak veya özel bilgilerini ele geçirmek amacıyla yapılır. Özellikle sistem yöneticisi olduğunu ve belli bir işlemin yapılması için şifre gönderilmesi gerektiğini söyleyen mesajlar, gitgide daha fazla görülen kandırmaca mesajlardır. Yemleme (phishing) denilen bu uygulama, banka şifrelerini ele geçirmek amacıyla sık sık kullanılmaktadır. Bir e-postanın başka adresten geliyormuş gibi gösterilmesi de teknik olarak mümkün olan bir aldatmaca tekniğidir. Her zaman bir bilginin bir şekilde değiştirilmiş olabileceği ve doğru kişi tarafından gönderilmiyor olabileceği unutulmaması gereken bir konudur. Detaylı bilgi için bu sayımızdaki Toplum Mühendisliği yazımıza göz atabilirsiniz...
Virüsler, solucanlar ve Truva atları nedir?
|
|
Virüs, solucan ve Truva atları, bilgisayarınıza ve bilgisayarınızdaki bilgilere zarar verebilecek kötü amaçlı programlardır. Ayrıca Internet'i yavaşlatırlar ve hatta kendilerini arkadaşlarınıza, ailenize, çalışma arkadaşlarınıza ve Web'in kalanına yaymak için bilgisayarınızı kullanırlar. Bununla birlikte, bir kaç önlem ve biraz sağduyu kullanarak, bu tehditlerin kurbanı olma olasılığını azaltabilirsiniz.
Virüs, solucan ve Truva atlarının karakteristik özelliklerini ve arlarındaki farkları öğrenmek için okumaya devam edin.
Virüs, kendini bir programa veya bir dosyaya iliştirerek bilgisayardan bilgisayara atlayabilen bir bilgisayar kodu parçasıdır. Yeni bilgisayarlara atladıkça bulaşır. Virüsler yazılımınıza, donanımınıza ve dosyalarınıza hasar verebilir.
Virüs (i.) Kendi kendini çoğaltması amacıyla yazılmış kod. Bir virüs, kendisini taşıyıcı bir programa iliştirir ve ardından bilgisayardan bilgisayara yayılmaya çalışır. Donanıma, yazılıma veya bilgilere zarar verebilir.
İnsanları etkilen virüslerin Ebola'dan 24-saatlik gribe kadar etki derecesi değiştiği gibi, bilgisayar virüsleri biraz rahatsız edici olanlardan tümden tahrip edici olanlara kadar çeşitlilik gösterir. İşin iyi yanı, gerçek bir virüs, insan eylemi olmaksızın yayılmaz. Virüsü yaymak birinin bir dosyayı paylaşması veya bir e-posta göndermesi gerekir.
Solucan da, virüs gibi, kendisini bir bilgisayardan diğerine kopyalamak için tasarlanmıştır ancak bunu otomatik olarak yapar. İlk olarak, bilgisayarda dosya veya bilgi ileten özelliklerin denetimini ele geçirir. Solucan bir kez sisteminize girdikten sonra kendi başına ilerleyebilir. Solucanların en büyük tehlikesi, kendilerini büyük sayılarda çoğaltma becerileridir. Örneğin bir solucan, e-posta adres defterinizdeki herkese kopyalarını gönderebilir ve sonra aynı şeyi onların bilgisayarları da yapabilir. Bu, domino etkisinin getirdiği yoğun ağ trafiği işyeri ağlarını ve Internet'in tümünü yavaşlatabilir. Yeni solucanlar ilk ortaya çıktıklarında çok hızlı yayılırlar. Ağları kilitlerler ve olasılıkla sizin ve başkalarının Internet'teki Web sayfalarını görüntülerken uzun süreler beklemenize yol açarlar.
Solucan (i.) Virüslerin bir alt sınıfıdır. Bir solucan genellikle kullanıcı eylemi olmaksızın yayılır ve kendisinin tam kopyalarını (olasılıkla değiştirilmiş) ağlardan ağlara dağıtır. Bir solucan bellek veya ağ bant genişliği tüketebilir, bu da bilgisayarın çökmesine yol açabilir.
Solucanlar yayılmak için bir "taşıyıcı" programa veya dosyaya gereksinim duymadıklarından, sisteminizde bir tünel de açabilir ve başka birinin uzaktan bilgisayarınızın denetimini eline geçirmesini sağlayabilir. Yakın geçmişteki solucanlara örnek olarak Sasser solucanı ve Blaster solucanı verilebilir.
Mitolojideki Truva atı nasıl bir armağan gibi görünüp, aslında Troya kentini ele geçirecek Yunanlı askerleri taşıyorduysa; bugünün Truva atları da yararlı yazılımlar gibi görünen bilgisayar programlarıdır, ancak güvenliğinizi tehlikeye atar ve pek çok zarara yol açarlar. Yakın geçmişteki bir Truva atı, Microsoft güvenlik güncelleştirmeleri olduğu iddia edilen eklerin bulunduğu bir e-posta görünümündeydi, ancak ekteki dosyaların virüsten koruma ve güvenlik duvarı yazılımlarını devreden çıkarmayı hedefleyen virüsler olduğu ortaya çıktı.
Truva atı (i.) Yararlı gibi görünen ancak aslında zarara yol açan bir bilgisayar programı.
Truva atları, insanların, meşru bir kaynaktan geldiğini düşündükleri bir programı açmaya yöneltilmeleri yoluyla yayılır. Kullanıcıları daha iyi korumak için Microsoft e-posta aracılığıyla güvenlik bültenleri gönderir; ancak bunlarda hiçbir zaman ek bulunmaz. Ayrıca, müşterilerimize e-posta ile gönderilmeden önce tüm güvenlik uyarılarımız Güvenlik Web sitemizde yayımlanır.
Truva atları, ücretsiz olarak yüklediğiniz yazılımlarda da bulunabilir. Güvenmediğiniz bir kaynaktan asla yazılım yüklemeyin. Microsoft güncelleştirmelerini ve düzeltme eklerini her zaman Microsoft Windows Update veya Microsoft Office Update'ten yükleyin.
Hemen tüm virüsler ve pek çok solucan, bulaştıkları bir programı açmadığınız veya çalıştırmadığınız sürece yayılamaz.
En tehlikeli virüslerin birçoğu temel olarak e-posta ekleri (bir e-posta iletisiyle gönderilen dosyalar) yoluyla yayılmıştır. E-postanızın bir ek içerip içermediğini genellikle anlayabilirsiniz, çünkü size eki ve adını temsil eden bir ataç simgesi ile gösterilir. Fotoğraflar, Microsoft Word ile yazılmış mektuplar ve hatta Excel elektronik tabloları, e-posta ile her gün alıyor olabileceğiniz dosya türlerinden bazılarıdır. Bir virüs, bulaştığı dosya ekini açtığınızda harekete geçer (bir eki açmak için genellikle ek simgesini çift tıklatırsınız).
İpucu: Eki bekliyor ve ekteki dosyanın tam olarak içeriğini biliyor olmadıkça bir e-postanın ekindeki herhangi bir şeyi açmayın.
Tanımadığınız birinden eki olan bir e-posta alırsanız hemen silin. Ne yazık ki, bazen tanıdığınız kişilerden gelen ekleri açmak da güvenli değildir. Virüs ve solucanların, e-posta programlarından bilgi çalma ve kendilerini adres defterinde listelenen herkese gönderme becerileri vardır. Dolayısıyla, birinden anlamadığınız bir ileti veya beklemediğiniz bir dosya içeren bir e-posta alırsanız, eki açmadan önce her zaman bu kişiyle bağlantıya geçin ve ekin içeriğini doğrulatın.
Diğer virüsler Internet'ten yüklediğiniz programlar, arkadaşlarınızdan ödünç aldığınız virüslü bilgisayar diskleri veya bir mağazadan satın aldığınız programlar yoluyla yayılabilir. Bunlar, virüs kapmanın az rastlanan yollarıdır. Çoğu kişi, bilinmeyen e-posta eklerini açıp çalıştırdıklarında virüs kapar.
Virüslü bir programı açıp çalıştırdığınızda, bir virüs kaptığınızı anlamayabilirsiniz. Bilgisayarınız yavaşlayabilir veya birkaç dakikada bir kilitlenip yeniden başlayabilir. Bazen bir virüs bilgisayarı başlatmak için gereken dosyalara saldırır. Bu durumda, güç düğmesine bastığınızda karşınızda boş bir ekran görebilirsiniz.
Tüm bu belirtiler bilgisayarınızda bir virüs bulunduğuna dair sık rastlanan işaretlerdir; yine de bazen virüsle hiç ilgisi olmayan donanım veya yazılım sorunlarının yol açtığı şeyler olabilir.
Virüs içeren bir e-posta gönderdiğinizi bildiren iletilere dikkat edin. Bu, virüsün, kendi oluşturduğu e-postanın göndereni olarak sizin e-posta adresinizi gösterdiği anlamına gelebilir. Bilgisayarınızda virüs olduğu anlamına gelmez. Bazı virüslerin sahte e-posta adresi üretme becerisi vardır.
Bilgisayarınızda güncel bir virüsten koruma yazılımı yoksa, bir virüs bulaşıp bulaşmadığını anlamanın güvenilir bir yolu yoktur. Güncel bir virüsten koruma yazılımınız yoksa veya farklı bir üreticinin virüsten koruma yazılımını yüklemek istiyorsanız, Güvenlik yazılımı yüklemeleri sayfamızı ziyaret edin.
Hiç bir şey bilgisayarınızın güvenliğini %100 garanti edemez. Ancak, yazılımınızın güncel kalmasını sağlayarak ve güncel bir virüsten koruma yazılımı aboneliği edinerek, bilgisayarınızın güvenliğini geliştirmeyi sürdürebilirsiniz.
Neler yapabileceğiniz hakkında daha fazla bilgi için aşağıdaki sayfaları ziyaret edin:
| • |
Yakın geçmişteki güvenlik olayları ve virüs tehditleri hakkında bilgi edinin |
| • |
Neden bir bilgisayar güvenlik duvarına gereksinim duyduğunuzu öğrenin |
| • | |
| • |
e-posta
Daha güvenli sohbet için ipuçları
|
|
İnsanların belirli bir konuda ileti gönderip aldığı Internet sohbet odalarını duymuş olmalısınız. Birkaç sohbete katılmış bile olabilirsiniz. Sohbetlerin gerçekleştirildiği sohbet odaları, Internet kullanıcılarının yazdığı iletilerin anında diğer kullanıcı bilgisayarlarında görüntülendiği sanal yerlerdir. Sohbetler genelde anonim olarak yapılır, çünkü katılımcılar kendilerini tanımlayan takma adlar kullanır.
Çoğu kişi anlık ileti (IM) konuşmalarına "sohbet" adını verir, ancak IM ile sohbet arasında küçük bir fark vardır. IM, genellikle iki kişi arasındaki bir görüşme anlamına gelir; sohbet ise, bir grupla yapılan görüşmedir. IM kullanırken kendinizi korumak istiyorsanız, Anlık İletilerde Güvenlik ve Gizlilik İpuçları makalesini okuyun. Sohbet odaları hakkında bilgi için, okumaya devam edin.
Microsoft, çevrimiçi sohbetler için iki seçenek sunar:
| • |
MSN Chat ile, teknik veya teknik olmayan konularda sohbetlere katılabilirsiniz. İstenmeyen postadan, istenmeyen sohbetlerden ve reklamlardan korunmanız için, MSN Sohbet artık abone olarak kullanılan bir hizmettir. Herhangi bir MSN hizmetine abone olursanız, MSN Sohbet'i kullanabilirsiniz. Daha fazla bilgi için MSN Sohbet sayfasını ziyaret edin.
Web'de teknik veya teknik olmayan konularda sohbet edebileceğiniz başka sohbet alanları da vardır. Bunlar, dünyanın farklı yerlerindeki kişilerin belirli konularda sohbet edebileceği harika yerlerdir. Ancak, sohbetlere katılırken aklınızda bulunması gereken birkaç sağduyuya dayalı ipucu bulunmaktadır.
|
1. |
Sohbet odasında hiçbir zaman kişisel bilgilerinizi vermeyin. |
|
2. |
Sohbet odasında tanıştığınız bir yabancıyla buluşmayı hiçbir zaman kabul etmeyin. |
|
3. |
Sohbette kullanmak veya abone olmak için bir takma ad girmeniz istendiğinde, kişisel bilgilerinizi açığa vurmayan bir ad seçin. Örneğin, AnkaraCan yerine YaramazCan kullanabilirsiniz. |
|
4. |
Sizi özel sohbet odalarına davet eden diğer katılımcılara karşı dikkatli olun. |
|
5. |
Sohbete başlamadan önce, sohbet sitesinin kullanım şartlarını, ilgili kurallarını ve gizlilik bildirimini inceleyin. |
Sohbet odaları, çocuklar arasında popüler bir iletişim şeklidir. Ne yazık ki, çevrimiçi saldırganlar bunun farkındadır. Dolayısıyla, çevrimiçi sohbetler, çocuklar ve gençler için özel bir tehdit oluşturmaktadır. Yukarıdaki beş kural çocuklar ve yetişkinler için geçerlidir; ancak aşağıdaki beş ek ipucu, özellikle sohbet odalarına girmek isteyen çocukların ebeveynlerine yöneliktir. Daha fazla bilgi için, Çocukların Çevrimiçi Güvenliğini Sağlama İpuçları makalesine bakın.
|
1. |
Çocuğunuzun sohbet odasını kullanmasını izleyin. Unutmayın ki, çocuklar Web sitelerinde veya sohbet yazılımlarını, cep telefonlarını ve hatta çevrimiçi oyunları kullanarak sohbet edebilir. |
|
2. |
Çocuğunuza, bir sohbet odasında kendilerini rahatsız eden bir durum oluştuğunda, sohbet odasını hemen terk etmelerini ve bu durumu size haber vermelerini söyleyin. |
|
3. |
Çocuğunuza sohbet odasında tanıştıkları hiç kimseye fotoğraflarını göndermemesini söyleyin. |
|
4. |
Sohbet dilini öğrenin. Çocuklar genellikle kısaltmalar kullanarak iletişim kurar. Örneğin POS, "Parent over Shoulder" (Annem/Babam Yanımda) anlamına gelir. |
|
5. |
Çocuklarınıza izlenen sohbet odalarını kullanmalarını söyleyin. |
Hangi verilerin yedekleneceğine nasıl karar verilir
Birçok nedenle bir bilgisayardaki bilgileri kaybedebilirsiniz. Piyanonun tuşlarına basar gibi klavyeyi kullanan bir çocuk, güç kesintisi, yıldırım, sel. Bazen de donanım arızaları oluşur. Dosyalarınızın düzenli olarak yedek kopyalarını oluşturur ve onları ayrı bir konumda saklarsanız, bilgisayarınızdaki özgün kopyaların başına bir şey geldiğinde bilgilerinizin büyük bölümünü geri yükleyebilirsiniz. Hangi dosyaların yedekleneceğine karar vermek size kalmıştır. Kolayca yeniden oluşturamayacağınız tüm dosyalar listenizin başında olmalıdır. Başlamadan önce, yedeklenecek dosyaların bir listesini oluşturun. Böylece, hangi dosyaların yedekleneceğini belirleyebilirsiniz ve yedeklenmiş bir dosyayı almanız gerektiğinde elinizde başvuracağınız bir liste olur. Dosyaları yedeklemeye başlarken kullanabileceğiniz birkaç öneri:
Yedek kopyalarınızı nerede depolayacağınıza henüz karar vermediyseniz (harici sabit disk sürücüsü, CD, DVD veya başka bir depolama biçimi olabilir) ve seçenekleriniz hakkında daha fazla bilgi isterseniz, kullanılabilen dış depolama birimi türleriile ilgili bölümü okuyabilirsiniz. Hangi dosyaları yedeklemek ve hangi konuma yedeklemek istediğinize karar verdikten sonra, nasıl yedekleme gerçekleştirileceğiniöğrenmeye artık hazırsınız demektir. |
Kişisel bilgilerinizin güçlü parolalarla korunmasına yardımcı ol
Parolalarınız, bilgisayarınızda ve çevrimiçi hesaplarınızda depolanan kişisel bilgilerinize erişmek için kullandığınız anahtarlardır. Dolandırıcılar veya diğer kötü amaçlı kullanıcılar bu bilgileri çalmayı başarırsa, sizin adınızı kullanarak yeni kredi kartı hesapları açabilir, kredi başvurularında bulunabilir veya çevrimiçi işlemler gerçekleştirebilir. Çoğu durumda, çok geç oluncaya kadar bu saldırıları fark etmezsiniz. Ancak, güçlü parolalar oluşturarak bu bilgilerin korunmasını sağlayabilirsiniz. Güçlü parola nedir?Saldırgan açısından, güçlü parola rasgele karakterler dizisi olmalıdır. Aşağıdaki ölçütler parolalarınızın güçlü olmasını sağlayabilir: Uzun bir parola belirleyin. Parolanıza eklediğiniz her karakter, sağlanan koruma düzeyini önemli ölçüde artırır. Parolalarınız 8 veya daha fazla karakterden oluşmalıdır; en uygunu, 14 karakter ve fazlasıdır. Çoğu sistem parolalarda boşluk çubuğunun kullanılmasını da destekler, böylece birden çok sözcükten oluşan bir cümle ("geçiş cümlesi") oluşturabilirsiniz. Geçiş cümlesi, basit bir parola ile karşılaştırıldığında daha kolay anımsanabilir, daha uzundur ve tahmin edilmesi daha zordur. Harfler, sayılar ve simgelerin bir birleşimini kullanın. Parolanızda ne kadar farklı türde karakter olursa, parolanın tahmin edilmesi o kadar zorlaşır. Diğer önemli özellikler şunlardır:
Sizin anımsamanız kolay, ancak başkalarının tahmin etmesi zor olan sözcük ve deyimler kullanın. Parolalarınızı ve geçiş cümlelerinizi anımsamanın en kolay yolu onları yazmaktır. Genel kanının aksine, parolaların yazılmasında herhangi bir sakınca yoktur; ancak güvenli ve etkin kalabilmeleri için iyi korunmaları gerekir. Genel olarak, bir kağıda not alınan parolaların bir parola yöneticisi, Web sitesi veya yazılım tabanlı başka bir depolama aracıyla karşılaştırıldığında, Internet üzerinden ele geçirilmeleri çok daha zordur. 6 adımda güçlü ve kolay anımsanabilen bir parola oluşturunBir güçlü parola oluşturmak için şu adımları kullanın:
Uzak durulması gereken parola stratejileriParola oluştururken kullanılan bazı genel yöntemler, dolandırıcılar tarafından kolayca tahmin edilebilir. Zayıf ve kolay tahmin edilebilen parolalardan kaçınmak için:
"Boş parola" seçeneğiHesabınız için boş parola (hiç parola kullanılmaması), "1234" gibi zayıf bir parolaya göre çok daha güvenlidir. Dolandırıcılar bir zayıf parolayı kolayca tahmin edebilir, ancak Windows XP çalışan bilgisayarlarda bir hesaba parola olmadan ağ veya Internet aracılığıyla erişilemez. (Bu seçenek Microsoft Windows 2000, Windows Me veya önceki sürümlerde kullanılamaz) Şu ölçütler karşılanıyorsa bilgisayarınızda boş parola kullanmayı seçebilirsiniz:
Boş parola kullanılması her zaman iyi bir fikir değildir. Örneğin, yanınızda taşıdığınız bir dizüstü bilgisayar büyük bir olasılıkla fiziksel olarak güvenli bir konumda olmayacağı için bir güçlü parola kullanmalısınız. Parolalarınıza erişme ve onları değiştirmeÇevrimiçi hesaplar Bilgisayar parolaları Parolalarınızı kimseye söylemeyinParolalarınızın ve geçiş cümlelerinizin korunmasına, korudukları bilgiler kadar özen gösterin.
Parolanız çalınırsa ne yapmalı?Aylık mali hesaplarınız, kredi raporlarınız ve çevrimiçi alışveriş hesaplarınız gibi parolayla koruduğunuz tüm bilgileri düzenli olarak izleyin. Güçlü ve kolay anımsanabilen parolalar, sahtekarlığa ve kimlik hırsızlığına karşı korunmanıza yardımcı olabilir, ancak garanti değildir. Parolalarınız ne kadar güçlü olursa olsun, sisteminize erişmeyi başaran bir kişi parolanızı da ele geçirebilir. Bilgilerinize erişildiğine işaret edebilecek şüpheli herhangi bir etkinlik fark ederseniz, yetkilileri olabildiğince çabuk bilgilerin. Kimliğinizin çalındığını veya benzer bir yolla dolandırıldığınızı düşünüyorsanız ne yapmanız gerektiği konusunda daha fazla bilgi alın |